SEKTÖREL EVLİLİK

Meltem Coşaner TONYALI

Peyzaj Yüksek Mimarı 

 

Peyzaj ve inşaat sektörü...

Gelişen dünyanın zenginleşen vizyonunun ayrılmaz evli çifti gibiler...

Her ne kadar bağımsız sektörler gibi gözükseler de ortak paydaları insanların kaliteli ve refah yaşam düzeyine hizmet etmektir. Bu iki sektör birbirlerinin bilgi birikimlerinden ve tecrübelerinden faydalanırlar. Bu son derece güçlü ve dinamik iletişim, evliliklerini uzun soluklu ve başarılı kılar. Öyle ki mantığın, matematiksel kuramların, statiğin ve hayalin, projenin, estetik ile buluşmasıdır.

Bu sektör çifti gelişen ekonomik koşullarda tüketim hızının artmasıyla birlikte modern konut, iş yeri ve alışveriş sahalarında tanışmışlardır.

Modern mimari yapılar inşaat sektörünü hareketlendirir. Fakat betonlaşma sürecinde yapılar insanların taleplerine karşılık verse de sektörün zaman zaman durağanlaşması kaçınılmaz olur. Söz sahibi firmalar bir arayış içine girerler. İnşaat sektörü uzun yıllar boyunca tecrübesiyle ekonomiye katkı sağlayan, ayakları yere sağlam basan genç kalan olgun erkek figürüdür. İnşaat sektörü zira yaşlanmaz,  her zaman yeniliklere açık dinamik bir yapıdadır. Peyzaj Sektörü ise dünya için yeni, güzel, farklı ve edalı genç bir kız gibidir. Farklılaşma, küçük değişimler ile başlar. Doğayı taklit peyzaj tasarımları bahçeden parklara ve yollara ulaşır, insanları cezbeder. Bir genç kızın yetenekleri ne kadar fazla olursa olsun, ciddiye alınması için kendini ifade etmeye ve zamana ihtiyacı vardır.

Peyzaj mimarlığının tanıtım ve ifade serüveni bu noktada başlar. Dünya standartlarında yeni yer edinmişken Türkiye de peyzaj sektörünün gelişimi bu denli meşakkatli ve sancılı bir süreçten geçerek, gelecek vadeden bir açı oluşturmuştur. Çok değil bundan on dört yıl önce üniversite zamanlarımda karşılaştığım farklı meslekten her insana peyzaj kavramını ve peyzaj mimarlarının ne yaptıklarını anlatırdım.  Bugün gelinen noktada, peyzaj sektörünün ekonomideki payının ve istihdamının girerek yükselmesi, önemini artırmıştır. Peyzaj mimarı sektördeki ilerlemeye yeni bir bakış açısı getirmiş, canlı materyale tasarım yapmış ve dokunduğu sektörü canlandırmıştır. Peyzaj, tüm yapısal alanlara estetik ile bütünleşmesinde son dokunuş ya da yapılara canlı bir kimlik oluşturandır. Öyle ki doğaya yönelim inşaat sektörü girişimcilerinin dikkatini çeker. Peyzaj ve inşaatın buluşmasına imkân veren şehirleşme-modernleşme hareketi tüm dünyada etkili olur ve ses getirir. Peyzaj, artık inşaatta ve mimaride sınırlarını çizip vizyon oluşturur.

İnşaat ve peyzaj kavramları başta bağımsız ilerlemesi gerekiyor izlenimi verebilir. Halbuki, aynı açılımlar sıradan, farklılıklar ise çekici, anlamlı ve gelişime açıktır. Genç inşaat adamı ve güzel peyzaj kızı karşılaşmasında her iki sektör birbirini tanıdıkça daha çok bağlanırlar. Masal mutlu son ile devam eder; genç adam ve kız evlenirler. Peyzaj ve inşaat sektörü artık ayrı düşünülemez dinamik bir kalkınma modeli oluşturur.

 

 

İNŞAAT SEKTÖRÜ

(Röportaj - Serkan TONYALI İnşaat Mühendisi)

 

Amerikan İnşaat Mühendisleri Derneğinin düzenlediği "İnşaat Mühendisliği Mesleğinin Geleceği - 2025" konulu zirve sonrasında yayınlanan Vizyon 2025 raporunda (ASCE, 2009), sürdürülebilir bir dünya yaratmak ve yaşam kalitesini küresel ölçekte arttırmak üzere toplum tarafından görevlendirilen inşaat mühendislerinin yetkili, ortaklaşa ve etik çalışmalarla lider olmasının beklendiği vurgulanmıştır. İnşaat Mühendislerinin sürdürülebilir bir dünya yaratmak ve yaşam kalitesini küresel ölçekte arttırmak üzere;

1)            Toplumun ekonomik ve sosyal gücü olan yapısal çevrenin işletimcisi, planlayıcısı, tasarımcısı ve yapımcısı

2)            Doğal çevre ve kaynakların koruyucusu ve yöneticisi

3)            Kamu, özel ve akademik sektörler arasında fikir ve teknolojinin öncüsü ve bütünleştiricisi

4)            Doğal olaylar, kazalar ve diğer tehditlerin yol açtığı risk ve belirsizliklerin yöneticisi

5)            Kamusal alan ve altyapı politikasını şekillendiren karar ve tartışmaların lideri olması hedeflenmiştir.

 

Ayrıca, inşaat mühendislerinin, iş ortaklarını, meslektaşlarını ve toplumu bilgisiyle eğitmesinin gerekliliği, altyapı yenileme yoluyla sürdürülebilir ekonomik gelişmenin sesli savunucuları olmaları öngörülmüştür. 2025 yılına kadar inşaat mühendisliği eğitim ve araştırma programlarının da çevresel ve doğal kaynakların savunuculuğu kavramıyla bütünleştirilmesi vurgulanmıştır.

Bu bağlamda inşaat sektöründe gelişim süreci içindeki mühendislerin sorumlulukları artmıştır. Günümüzde kürselleşme olgusu ile birlikte inşaat sektörü tüm dünyada yaşanan ekonomik faaliyet, teknolojik gelişmeler ve siyasi arenadaki değişimlerden önemli ölçüde etkilenmektedir. Her ülke küresel pazarlarda kendi inşaat sektörünün daha fazla pay kapması için çeşitli yaklaşımlar sergilemektedir. [Erol, Koran., 2006. Türk İnşat Sektörünün Avrupa Birliğine Uyum Sürecinde Değerlendirilmesi: Yüksek Lisans Tezi, İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, İstanbul]

Bu iki sektörün birlikteliklerini sorgulamak için sektörde ilerlemede etkili, yenilik kavramı ve Peyzaj sektörüyle buluşmadan doğan enerji gibi konu başlıklarını irdelemek gerekliydi. Cevapları uzağımda değil yakınımda aradım. Sektörde öne çıkan projelerde görev alan eşim İnşaat Mühendisi Serkan Tonyalı ya sordum.

İşte İnşaat Sektöründe son on yılı aktif çalışarak geçiren birinin düşünceleri;

 

 

İlk olarak, İnşaat Mühendisliğinin temel amacı nedir?

Mesleğimizin temel amacı, insanların güven ve konfor ile yaşayacakları alanları optimum ekonomik koşullarda oluşturmaktır. Burada tabi ki de vazgeçilemez olan öğe güven yani sağlamlığı sağlamaktır.

 

İnşaat sektörün son yıllardaki yöneliminden bahseder misiniz?

Geçmiş dönemlerde mühendisler daha çok ekonomiklik ve sağlamlık hususlarına önem verir iken yakın geçmişten itibaren arz/talep dengesine binaen konfor bileşeni de ön plana çıkmıştır. Öyle ki artık, insanlar ihtiyaçları olan tüm yaşam alanlarını tek bir kümede toplamak istemekte ve gereksinimlerini karşılamak için mesafe kat etmek istememektedirler. Böylelikle çok fonksiyonlu yapıların sektördeki rolleri artmıştır.

İnşaat ve Peyzaj bu noktada mı kesişiyor?

Çok doğru. Fonksiyonel yaşam alanları oluşturulmasında yapısal ve bitkisel peyzaj bizim en önemli yardımcılarımızdan biri ve hatta vitrinimiz diyebiliriz. Özellikle sektörde öne çıkan nitelikli projelerde peyzaj tasarım ve uygulamaları olmazsa olmaz bir hal almıştır. Örnekleyecek olursak, eskiden bir konutun hedef kitlesi için önemli olan yapının konumu, mutfağının büyüklüğü iken bugün gelinen noktada ilk bakılan şey projenin yeşil alan metrekaresi ve aktivite alanları olmuştur. Hatta insanları etkilemek için projelerin isimlerine bile; aqua, park, yeşil gibi ibareler dahi eklemiştir.

 

İNŞAAT VE PEYZAJ KAZANIR

 

İnşaat Sektörünün Peyzaj ile bütünleşmesinin ekonomiye katkısı ne olmuştur?

Kuşkusuz ivme kazandırmıştır. Standart inşat işlerin dışında uzmanlık gerektiren bir dal olduğundan ekstra istihdam yaratmıştır. Bu mesleği icra edenler için kompleks yapılar, karma projeler, yüksek gelir düzeyine hitap eden butik projeler ilave çalışma sahası doğurmuştur. Başka bir açıdan bakacak olursak bitki, sulama sistemi ve birçok yapısal peyzaj malzemesi yurtdışından ithal edilmekte, bu durum hem içerideki rekabeti ve kaliteyi artırmakta hem de sektör açısından yurtdışıyla etkileşim sağlamaktadır.

 

Peyzaj ve inşaatın sektörel evliliğinin geleceğini nasıl yorumluyorsunuz?

Bence bu evlilikte iki tarafın da kazanımları vardır. Hem yapı kalitesi iyiye gitmekte hem de peyzaj mimarlığı hak ettiği değeri almaktadır. Netice olarak insanların hayatı kolaylaşmakta ve kaliteli yaşama erişim imkânı sağlanmaktadır. Tüm bu koşullar altında bu ilişki uzun soluklu olacağa benziyor...

 

SONUÇ;

Hayat hızlı akıp giderken, değişimler seçimlerimize yön vermektedir. Ekonomik düzey artıkça beklentilerimiz de değişmektedir. Artık evlerin sağlamlığından ve genişliğinden öte doğayı içine çeken; kış bahçesi ya da manzaraya ve konfora hâkim çatı bahçeleri talep edilmektedir. Çalılar ve çiçekler tüm duvarlarda ve hatta binaların cephelerini kaplayan canlı bir bahçe olarak görülmek istenmektedirler. İnsanların evlerinin çıkışlarından itibaren onları karşılayan doğa, geniş sirkülasyon ve rekreasyon alanları, gösteri merkezleri olması ve insanları aktiviteye davet etmesi gayrimenkul sektöründe satış rantını belirler. Yeni çoğu modern yapılar; içinde her aranılanın bulunduran, insanları hava değişimlerinden koruyan, oturma, dinleme, spor alanları sunan içinde alışveriş ve kültürel aktivite olanağı sağlayan merkezler haline gelmişlerdir. Bu merkezleşme, yaşamımızı yönlendiren unsur haline gelmiştir. Aslında kısaca peyzajın canlı materyal ile olan tasarım coşkusunu sağlam inşaat dokularıyla aktarması kanısına varılmaktadır. Çünkü gelişen dünyada hep doğaya yakınlaşma fikri vardır. Bu her geçen gün peyzaj sektörünün grafiğini yükseltmektedir. Ne mutlu dur ki, peyzaj sektörü inşaat sektörüyle evlenmiştir. Biz çıkalım kerevetine...

 

 

Construction and landscaping industries are such as integral married couples of the developing World’s richer vision. The construction sector is staying young, sturdy and mature male figure that contributing to the economy over many years of its experience.

 


Paylaş: 

Diğer Haberler