Şehirleşmenin Bitki Çeşitliliğine Etkisi

Şehirleşmenin Bitki Çeşitliliğine Etkisi
  Peyzaj Mimarı Elif Nazlı Karadağ
  1 Ağustos 2025 Cuma

Dünya üzerinde savaşların getirdiği yıkımlar ve sanayi devriminin oluşturduğu sonuçlar sonrası kentler yeniden formüle edilmiştir. Bu süreç şehirleşmenin hızlandığı ve şehircilik anlayışının da değiştiği bir evre meydana getirmiştir.  Şehirlerde özellikle 40'lı yıllardan sonra peyzajın fiziksel varlığının kentsel yaşamı desteklediği anlayışı gelişmeye başlamıştır. Bu anlayış 60'lı yıllardan itibaren kentlerin sosyal dokusuyla ilişkisi bağlamında da değerlendirilmiş, takip eden on yıllarda ise tüm dünyada peyzaj şehirciliği görüşü desteklenmiştir.¹

 

Güncel bir yaklaşım olan peyzaj şehirciliğinin, kentsel ekolojik sürdürülebilirliğin sağlanmasında öncü rol oynadığı, şehir planlamalarında bugüne değin eksik kalan bir nosyonu tamamladığı söylenilebilir. Peyzaj şehirciliği kentsel altyapıları öne çıkaran ve bu altyapı ağlarından bir network kuran anlayışa sahiptir. Şehirler içerisinde yer alan yeşil altyapılar da bu ağın birer bileşenidir. Su, toprak, bitkisel izler ile kültürel izlerin toplamı olan bu altyapılar, yaklaşımı öne çıkaran elemanlardır. Bitkisel   dokunun kentsel altyapıda bu şekilde karşılık bulması kentselliğin şehir hayatında biyolojik desteği olarak yorumlanabilir. 

 

Fakat bu yenilikçi yaklaşımların özellikle Avrupa coğrafyasından başlayarak yeşermesine karşılık günümüzde kentler, bir yandan insan ve doğal ekosistemlerin parçalandığı, doğal alan kullanımlarından karmaşık ve yeni habitatların ortaya çıktığı, çevresel etmenlerin yaşam üzerinde olumsuz izler bıraktığı alanlar olma yönündedir.[1]

 

Hızlı ve plansız kentleşmenin süregeldiği ‘yer'lerde plansızlık canlıların yaşam alanlarına zarar vermekte, yanlış arazi planlamaları ile arazi değişimleri, doğal vejetasyonun kaybı, yerel olmayan-egzotik türlerin yaygınlaşması, izole edilmesi gibi etkilerle yaşam alanları üzerinde ciddi zararlar oluşmaktadır.[2]

 

¹Bu kısım İTÜ Kentsel Tasarım yüksek lisans program yürütücülerinden Prof. Dr. Nuran Zeren Gülersoy'un ‘Kentsel Tasarımda Çağdaş Yaklaşımlar' isimli ders notlarından aktarılmıştır.

 

Bu tür etkiler ülkemiz bitki çeşitliliğini negatif etkileyen unsurlar arasında yer almaktadır. Ülkemiz yaklaşık olarak 10000 bitki türü ile ılıman iklim kuşağının en önemli bitki alanlarından biri olarak bilinir. Bu bitki çeşitliliğinin yaklaşık dörtte biri endemiktir. Türkiye bu zengin flora yapısının yanında yaşlı orman alanları, otlak alanlar, çalılıklar, sulak alanlar, turbalıklar, kumul alanlarına sahiptir. Ancak, Türkiye'nin habitatları, bitki türleri, florası ve yaban yaşamı son 40 yıldan beri özellikle hızlı kentleşmenin getirdiği hammadde ihtiyacı nedeniyle azalmaktadır. [3]

 

Ekolojik olarak yıkım getiren pek çok durumun yaşandığı günümüz antroposen çağda, şehirlerimizin planlanmasında küresel iklim değişikliğinin yaşam alanlarımıza etkisini düşünerek planlama yapılması zorunluluk haline gelmiştir. Kimi yerlerde artan plansız yapılaşma ile azalan yeşil alanlar, kent içerisindeki ekolojik dengenin bozulmasına neden olmuş ve kentlerin geleceğini tehdit altında bırakmaya başlamıştır. Bu nedenle de kent içerisindeki açık ve yeşil alanlar kent ekolojisi için önemli yer tutmaktadır. Bu açık ve yeşil alanların en önemli elemanı ise bitkilerdir. [4] Kentsel alanlarda kullanılan bitkisel düzenlemelerin kente uyumlu türler olması gerekmektedir. Bu türlerin kent içerisinde kırsal peyzajdan farklı olarak kendi ekolojisini ve ekonomisini oluşturduğu söylenebilir. Bu bakımdan kentsel peyzajların fiziki bir unsuru olarak kent bitkileri kırsal peyzajlardan farklı bir düzen ve birliktelik sahibi olacağından çeşitliliklerinde de farklılık gözlemlenebilir.

 

Yazlık vd.'e göre: ‘Kent ekosistemlerinde yer alan çeşitli bitki türlerini barındıran farklı habitatlardan oluşma durumları dikkate alındığında gelecekteki kentsel planlama ve yeşil alanların yönetimi için, bitki türlerinin mekânsal dağılımının anlaşılması önemlidir. Örneğin; kentsel habitatlarda önemli alanlar olan yol kenarlarında bulunan bitki türleri; ekosistem hizmetlerinin tedariğini arttırabilen, ancak istilacı türlerin dağılmasını kolaylaştıran ve araç-vahşi yaşam çarpışmalarını arttıran etkilere neden olabilir. Bu nedenle türlerin belirlenmesi, türlerin doğrudan/dolaylı etkilerinin (insan sağlığı ve sosyal yaşama etki, biyolojik çeşitlilik etkisi, ekonomik etki, vb.) tespit edilebilmesine de bir kaynak sağlar[5]

 

Şehirlerde yer alan tüm birimler arası bağlantı ögesi olan ulaşım altyapısının çehresi düşünüldüğünde yeşil altyapı kurgusunun bir kent bütününe yayılması büyük önem taşımaktadır. 18. yüzyılın başlarında, Fransız krallığında önemli derecede söz sahibi olan karayolu mühendisi Gautier, yolu çok fazla gölgelendirdiğinden ve yolun çabuk kurumasına engel olduğundan yol kenarında bulunan ağaç ve çalı formlarının kesilmesini uygun bulmuştur. Rönesans devri ve özellikle Fransız Barok stilinde ise, buna tamamen karşıt bir anlayış ve uygulama hakimdir. Barok üslubuna uygun radyal yollar beş sıralı ağaçları ile şehirleri kat edip kırsal kesimlere ulaşmıştır. "Alle" olarak adlandırılan, iki tarafı düzgün sıralı yollar,(şekil 1) bu devir ve adı geçen üslup ile başlamıştır [6]

 

elif

 

Modernizm sürecinde yenilenen kentlerde açılan bulvarlar boyunca oluşturulan yol kenarı ağaçlandırma altyapısı şehirlerdeki kara yolu ağaçlandırmasının zamanla gelişmesini sağlamıştır. Avrupa'da çıkış noktasını yaşayan bu anlayış kent içerisinde ulaşımın ve önem arz eden ana arterlerin vurgusunun öne çıkarılmasını sağlamış aynı zamanda kentin klimatik özelliklerine de etki etmiştir. Bu tip genişlikteki yollar, taşıma kapasiteleriyle yağmur suyunun drene edilmesini, kar tutma özelliklerini içermekle beraber kent içerisinde aktif yeşil alanlar oluştururlar. Aynı zamanda kent içerisinde yeşilin tonları ile kent sakinlerinin gündelik hayatlarında stres azaltımına yardımcı olan özellikleri sağlarlar.[7] Zaman içerisinde ulaşım plantasyonlarına eşlik eden refüj bitkilendirmeleri de karayollarının etki ettiği hava kirliliğinin azaltımı, araç trafiğinde yönlendirmeler, ses azaltımı, rüzgâr perdelemesi ve habitat geçişleri gibi pek çok amaçlı biçimlerde kullanılmışlardır.

 

elif

 

(Şekil 2) Bu yeşil ‘aks'ları belirli noktalarda kent parkları tamamlamaktadır.Kent ölçeğinde bireylerin doğa ile bağlantılarını farklı ölçek ve nitelikli doğal alanlar ile sağlayan kentler, başarılı kent planları ile önemlidirler. Örneğin Helsinki'de yer alan "Viikki District" master planı bu anlamda dikkat çekicidir, (şekil 3) Kentsel dönüşümün bir ayağı olarak kent parklarına bakıldığında Promenade Plantée Paris (şekil 4) ile başlayan bir akım karşımıza çıkmaktadır. Kullanım dışı kalan demiryollarının kent parkı olarak dönüşümünü kurgulayan yaklaşıma New York'da bulunan High Line ve Seul'da bulunan Seoullo 7017'de örnek gösterilebilir. Şehir içerisinde yeşil alan azlığına mekansal tasarrufla çözüm getiren bu uygulamalar kent içerisindeki bitkisel çeşitliliğin artmasını sağlayabilmektedir. Parklardaki çeşitlilik (ağaç, çalı, yabani çiçek, ölü ağaçlar, kısa ağaç topluluklarının bir arada olması) daha fazla yaban yaşamı ortamı demektir. [8] Parklar şehir hayatının en önemli ekolojik unsurlarından biri olmakla beraber kültürel anlamda da kentsel sistemlerin bütüncüllüğünü sağlamada elzemdirler.

 

elif

 

Kentsel tasarımın güncel kuram ve pratiklerinde kentsel sistemlerin bütünü düşünüldüğünde endüstri alanlarının dönüşümü, kıyı alanları, çatı ve teras bahçeleri, dikey bahçeler, refüj ve habitat geçişleri, permakültür ve kentsel tarım uygulamaları, orta ölçekli müstakil evlerin bahçelerinde bitkisel tasarımın öne çıktığı görülmektedir. Yöreye uygun ve yere özgü tasarımlarla öne çıkan uygulamalarda şehirleşmenin bitki çeşitliliğine ekolojik, ekonomik, estetik ve kültürel olarak katkı koyabildiği  ve anlamlı bir potansiyele sahip olduğu görülmektedir.

Günümüz modern kentlerde tesis edilen bu tür yaklaşımlar bitkiçeşitliliğini arttıran, şehirleri sağlıklı ve iyi olma haline odaklı mekanlar haline getiren tasarımlardır.

 

elif

KAYNAKÇA
[1]      S. Yazar Corresponding Author, D. Habibe ACAR, K. Teknik Üniversitesi, and O. Fakültesi, "PEYZAJ-Eğitim, Bilim, Kültür ve Sanat Dergisi 1 (2020) 33-45".
[2]      "Kentsel Peyzajda Ye__il Altyap__ ve Biyolojik __e__itlili__i Destekleyecek Olanaklar[#389227]-417853".
[3]      N. Demi̇rcan, A. Üniversitesi, Z. Fakültesi, and P. Mimarlığı Bölümü, "EKOTURİZM VE BOTANİK TURİZMİ: TÜRKİYE'NİN SUKKULENT BİTKİ ÇEŞİTLİLİĞİNİN TURİZM POTANSİYELİ," Şanlıurfa. Proceedings of the Fifth GAP Engineering Congress, pp. 26-28.
[4]      E. Eroğlu, G. Akinci Kesim, and H. Müderrisoğlu, "Düzce Kenti Açık ve Yeşil Alanlarındaki Bitkilerin Tespiti ve Bazı Bitkisel Tasarım İlkeleri Yönünden Değerlendirilmesi *," vol. 11, no. 3, pp. 270-277, 2005, doi: 10.1501/Tarimbil_0000000583.
[5]      A. YAZLIK et al., "Kentsel Yaşam Alanında Bitki Çeşitliliği ve Etkileri: Düzce Üniversitesi Konuralp Kampüsü Örneği," Turk Tarim Arast Derg, vol. 7, no. 1, pp. 66-77, Feb. 2020, doi: 10.19159/tutad.665404.
[6]      Ö. L. Çorbacı, "KARAYOLLARINDA PEYZAJ PLANLAMA VE BİTKİLENDİRME ÇALIŞMALARI ," Ecological Life Sciences, vol. 5, no. 2, 2010, Accessed: Feb. 11, 2025. [Online]. Available: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/185321
[7]      Miller, Susan, Siro, and Lia, "Best Practices for Boulevard Tree Selection."
[8]      B. Öztürk Kurtaslan, "Başarılı Kent Parkı Planlama ve Yönetimi Yaklaşımının Teardrop Park (New York) Örneğinde Araştırılması," OPUS Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi, vol. 7, no. 13, pp. 742-760, Dec. 2017, doi: 10.26466/opus.354010.

Paylaş: