SAKARYA ÜRETİMİ İÇİN ZİRAAT FAKÜLTESİ ŞART

Öğretim Görevlisi Ömer Beyhan, Sakarya Üniversitesi’nde Ziraat Fakültesi’nin açılması durumunda Sakarya bölgesinin sektörde daha büyük bir ilerleme kaydedeceğini söyledi

SAKARYA ÜRETİMİ İÇİN  ZİRAAT FAKÜLTESİ ŞART

Sakarya Üniversitesi Pamukova Meslek Yüksekokulu Park ve Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ömer Beyhan, Sakarya bölgesinin sektörde daha ilerli bir noktaya ulaşabilmesi için Sakarya Üniversitesinde Ziraat Fakültesi kurulmasının zaruri olduğunu söyledi. Sakaryada mevcut bulunan ekolojik avantajın Ziraat Fakültesi ile birlikte faaliyete geçecek Peyzaj Mimarlığı bölümünün üreticiye büyük katkı sağlayacağını ifade eden Beyhan, bölgedeki üreticilerin üretici birlikleriyle sorunlarını aşabileceğini söyledi.

Sakarya Üniversitesi öğretim görevlisi Doç. Dr. Ömer Beyhan, Plant Dergisinin sorularını yanıtladı.

 

SAKARYA AVANTAJLI BİR YAPIYA SAHİP

 

Süs bitkiciliğinde Sakaryayı daha ileri bir noktaya taşımak için neler yapılması gerekiyor?

Sakarya çok avantajlı bir yapıya sahip. Bizim bu bölgeyi bilinçli bir şekilde kullanmamız gerekiyor. Bunun bilincinde olmamız lazım. Bunu yapabilecek bizim çok fazla bir gücümüz ve kudretimiz yok.

Özellikle Plant Dergisinin bu konuda öncü olması gerekir. Hemeh hemen her sayınızda Sakarya Üniversitesinde Ziraat Fakültesi kurulması için yazılar yayınlarsanız, Sakarya süs bitkiciliği üretimine büyük katkı vermiş olursunuz.

 

Sakarya Üniversitesinde Ziraat Fakültesi kurulmalı mı?

4 yıllık bir Peyzaj bölümünün Ziraat Fakültesi bünyesinde ya da başka bir fakültede mutlaka açılması gerekiyor. Peyzaj Mimarlığı bölümü Güzel Sanatlar Fakültesi bünyesinde açıldı, ancak bir an önce aktif hale getirilmeli.

 

VEJETASYON DURSA KÖKLER DURMUYOR

 

Sakarya nasıl İtalyadaki Toskana bölgesi gibi olabilir?

Bu konuda iki hususu değerlendirmek gerekir. Öncelikle Sakaryanın Toskana olabilmesi için mevcut ekolojik şartların çok iyi tahlil edilmesi gerekiyor. Sakaryanın ekolojik şartları, buranın bir Toskana olabilmesi için beklide Toskanadan daha fazla avantajlı ekonojik şartlar mevcut.

Ben öğrencilerime bu ekolojik şartları şu şekilde anlatıyorum; sizin şehrin işlek caddesinde iki tane büfeniz var. Birisi caddenin başında, diğeri sonunda. Bu iki büfenin hangisi daha çok kazanır? Bir tanesi, sahibinin durumu iyi, sabah 9da geliyor açıyor akşam da 5te kapatıp gidiyor. Bir böyle bir büfe var. Bir de sahibinin paraya ihtiyacı olduğu bir büfe var. O da sabah 5te geliyor büfeyi açıyor, gece de 12de kapatıyor. Bu iki büfeden hangisi daha çok kazanır, hangisi daha çok avantajlıdır? Birisi 18 saat çalışıyor, diğeri ise 7 saat açıyor Allah bereket versin, deyip gidiyor.

İklim şartlarına baktığınız zaman Sakarya iklim şartları bakımından aynen sabah 5te açıp, gece 12de kapatan büfe gibi.

 

Bunun sebebi ne?

Vejetasyon süresi. Sakaryada vejetasyon süresi 12 ayın içerisinde belki hiç kopuksuz ilerliyor. Vejetasyon dursa dahi kökler faaliyette. Dolayısıyla Sakaryanın dışında en yakın Yalovada bir fidanın bir senede alacağı boy bir metre ise Sakaryada 3 metreye ulaşıyor. Üç katı daha fazla.

 

BASTON TOPRAKTA KÖKLENİR!

 

İklim şartları bakımından nasıl?

İklim şartları bakımından Sakarya çok ayrı bir konumda.

Yağmurun adı ‘rahmettirNULL, neden ‘rahmet; çünkü anne sütü gibidir. Bir bebek nasıl ki, anne sütünü içtiğinde bütün ihtiyaçları karşılanıyor. Yağmurla birlikte de bir bitkinin bütün ihtiyaçları karşılanmış oluyor.

Siz 10 defa bitkiyi sulayın ama bir yağmurla bitki bütün ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Yağmur olarak aynı, bu kadar bereketli yağış olarak. Senin sulamana gerek kalmıyor. Ve o suyun içerisinde bir bitkiyi hızlı geliştirecek bütün imkanlar var.

Dolayısıyla yağmur bir avantaj.

Gölgeleme yapmanıza gerek kalmıyor. Zaten kendiliğinden gölge var. Bitki güneşin en faydalı ışınlarından istifade ediyor.

Bir diğer nokta; nispi nem. Bitkinin gelişmesinde çok önemli.

Bunun dışında toprak çok mühim.

Topak konusunda bir şey söylemek istiyorum. Bunu hocalarımdan duymuştum. İtalyadan bir profesör geliyor. Sakarya bölgesini geziyor. Profesörün bastonu var, 90 yaşında, toprak hakkında rapor yazmak için Sakarya bölgesini geziyor. Gezdikten sonra, profesöre soruyorlar; hocam Sakarya bölgesinin toprağıyla ilgili görüşleriniz nedir? Profesör diyor ki, toprak o kadar verimli ki, bastonumu değdirmeye korkuyorum köklenecek diye.

Kuru baston köklenir mi? Bir profesör Sakarya bölgesinin toprağını ancak bu kadar güzel tarif edebilir.

Bu kadar verimli bir toprak var. Dolayısıyla Sakarya bölgesine ikram edilen bu ekolojik faktörler dünyanın hiçbir yerinde yok. Eğer burası Toskananın elinde olsa zannediyorum ki, burada bir tane mısır tohumu ektirmezler.

Tarım diyoruz ama göstermelik tarım bizimkisi. Tamamen göstermelik tarım. Sakarya bölgesinde, Ak Ovada, ekilen tarlaların hepsi göstermelik.

 

Neden böyle nitelendiriyorsunuz?

Komşu tarlasını boş bırakmadı desinler diye ekiliyor tarlalar. Yoksa mısırdan, buğdaydan para kazandığı için değil.

Biz maalesef yöre halkına fidancılığı tam olarak anlatamadık. Öğrencilerimizi bile zor ikna ediyoruz. Ama bunun mutlaka ve mutlaka akademik anlamda çözülmesi gerekiyor.

 

MİMARLIK FAKÜLTESİ FAAL OLMALI

 

Neler yapılmalı?

Buranın tarım potansiyeline hizmet edecek en önemli olgu Ziraat Fakültesidir. Ziraat Fakültesi içerisinde Peyzaj Mimarlığıdır. 4 yıllık bir fakülte sadece yetiştirdiği öğrencilerle değil, hocalarının yapacağı araştırmalarla yöre halkına fayda verir.

Eğer bir üniversitede Tıp Fakültesi yoksa Ziraat Fakültesi yoksa o üniversite eksik demektir. Çünkü bir bölgede üniversite var ise halkına hizmet etmek mecburiyetindedir.

Sakarya Üniversitesi bu iki hususta çok geç kaldı. Hastalarını Kocaeline, Düzceye muhtaç etmiştir. Tarımın da hala elinden tutmuş değildir.

 

Ziraat Fakültesinin nasıl bir faydası olur?

Eğer yörenin halkına faydalı olmak istiyorsanız, ona öncülük yapacak önünü açacak çalışmalar yapılması gerekiyor. Yöre halkının ihtiyaç duyduğu tarımsal yenilikleri insanların önüne serecek, onlara öncülük yapabilecek bir akademik çalışma yapacak bir kurum olması lazım. Bu da Ziraat Fakültesidir. Ziraat Fakültesi içinde de en acili, şu anda en faydalısı yörenin özellikleri ve potansiyelinden dolayı süs bitkilerinde öncülük edecek bir fakültenin kurulması lazım.

Dolayısıyla bilimsel olarak bütün çalışmaları yapıp fidancının önüne koyacak. Çoğaltmadaki problemleri halledecek. Hastalıklardaki problemleri halledecek. Budamadaki problemleri halledecek. Pazarlamadaki problemleri halledecek akademik çalışmalara ihtiyaç var.

 

Yüksekokullar bu sorunlara dokunamıyor mu?

Biz her ne kadar çalışmalarımızı yüksekokul olarak sürdürsek de onlara projeksiyon sunabilecek güçte değiliz. Zaten bizde bu yetki, bu çalışmalar yok. Dolayısıyla bizim çalışmalarımız çok zayıf kalıyor.

Mutlaka bir Ziraat Fakültesinin açılması, Ziraat Fakültesinin bünyesinde Peyzaj Mimarlığının açılması ve Peyzaj Mimarlığı içerisinde de buranın yöre halkının ve bu işle uğraşan sektörün problemlerine çözüm getirecek çalışmaların yapılması gerekiyor. Pratik çözümlerin yapılması gerekiyor. Bugün en büyük eksiklik fakülte eksikliğidir.

 

ÇÖZÜM; ÜRETİCİ BİRLİKLERİ

 

Pazarlamada ne gibi problemler görüyorsunuz?

Pazarlamadaki problemlerin kaldırılması gerekiyor. Buradaki yetiştiricilerden birkaç firmanın yetiştiricileri mağdur edecek şekilde tekelleşmesi sorunu var.

Yetiştirici malını ikinci elden pazarlayabilmeli. Kooperatifler var ama bu kooperatiflerin başında da yine bahsettiğimiz o büyük firmaların sahipleri oturuyor.

Paylaşımcı olmak gerekiyor! Yurt dışında bu tür sektörlerin gelişmesinin en büyük etkenlerinden bir tanesi ‘ben değil, ‘biz diyebilmeleri. Mesela burada bazı büyük firmalar var. Bu firmalar önce piyasada kim var kim, yok kimde hangi mal var, bunların hepsini biliyorlar. Önceden bir araştırmasını yapıyorlar. Arkasından fiyatlandırmasını yapıyor; ben bunu kaça alabilirim diye. Ondan sonra gidiyor belediyelerle, yurt dışıyla anlaşıyor. İthalatını buna bina ediyor. Artık üretimini yapmıyor, hamallığını yapmıyor! Yaptırıyor! Yaptırıyor derken, siz yapın demiyor.

Üretici bir takım gayretlerle bir şeyler üretiyor, ondan sonra bunu satması lazım. Ama alıcıyla bizzat muhatap olamadığından dolayı bu aracılara muhtaç kalıyor. Aracılara muhtaç olunca da aracıların insafına kalıyor. 30 liralık malı 10 lira diyorsunuz, 5 lira veriyorlar.

Bundan dolayı üreticiyi cesaretlendirmek için üreticinin pazarlama problemini ortadan kaldırmak gerekiyor. Pazarlama problemini ortadan kaldırmak da paylaşımcı olmayı gerektiriyor. Bana bir ise hiç olmazsa yarım da üretici kazansın diyebilmek gerekiyor.

Bunlar tarımın ortak problemleri ama fidancılıkta daha can yakıcı bir şekilde ortaya çıkıyor.

 

Bunun kesin çözümü nedir?

Üretici birlikleri. Kooperatiflerde çok suiistimaller olur. Üretici birlikleri kendi içinde oyluyor, pazarlamacısını kendi seçiyor, kendi kazanıyor.

 

 

 

Assoc. Professor Mr. Omer Beyhan from Sakarya University mentioned that an Agricultural Faculty which may establish in Sakarya will provide very big contributions to plant growers and it will carry the industry further in Sakarya. 

 

 


Paylaş: 

Diğer Haberler