ÇAĞIRDAK’TAN RUMELİYE (Çardak Belediyesi Ticaret ve Kültür Merkezi Projesi)

Prof. Dr. Abdullah KELKİT

17 Ağustos 2017 Perşembe

Artan sanayileşme ile birlikte hızla gelişen şehirleşme olgusu çeşitli sorunları da beraberinde getirmiştir. Endüstriyel ve teknolojik alandaki gelişmelerin ortaya çıkarmış olduğu plansız, sağlıksız kentleşme ve yoğun iş temposu ile birlikte günlük yaşamın monotonlaşması, yaşam ortamının her geçen gün kalabalıklaşması ruhsal ve bedensel yıpranmaları arttırmaktadır.

Bu yıpranmanın önüne geçme ve etkisini azaltma yönünde rekreasyon, bir talep olmaktan çıkıp ihtiyaç halini almıştır. Rekreasyonun ihtiyaç olduğunun anlaşılması sonrasında kentlerde azalan yeşil alanların ve kent çevresindeki mevcut yeşil alanların değerlendirilmesi çalışmaları başlamıştır. Bazı açık hava rekreasyon faaliyetleri, fiziksel peyzaj özellikleri yanında, tarihi değerler, konum, ulaşılabilirlik, gelişme olanakları, taşıma kapasitesi gibi unsurları içermektedir. Bu nedenle bir alan sahip olduğu doğal ve kültürel özellikler dahilinde rekreasyon kaynağı olarak değer kazanmaktadır. Bu tür kaynak alanlarının korunması ve sonrasında bu alanların arttırılarak gelişmesine destek sağlamak gerekmektedir.

Bu kaynakların korunması yanında ayrıca kalitelerinin de arttırılması gerekmektedir. Bu doğrultuda rekreasyon potansiyeli kullanılarak daha yaşanabilir bir kent olgusu için mevcut rekreasyon alanlarının planlama ve geliştirilme aşamalarında gelişmiş ülkeler düzeyine ulaşılması gerekmektedir. Bu durumun gerçekleştirilebilirliliği ise kent halkının ihtiyaçları ile uzman görüşleri doğrultusunda ve planlama ilkeleri çerçevesinde yapılmasından geçmektedir.

Tarihi ve kültürel değerleri yoğun olarak bünyesinde barındıran proje alanı Lapseki ilçesi ve Çardak Belediyesi'nin mekânsal kurgusu içinde önemli bir noktada yer almaktadır. Çanakkale Boğazı'nın Marmara Denizi ile kesiştiği kuzey ucunda bir sahil kasabası olması, deniz vistasına sahip olması, Çanakkale - Bursa güzergâhı üzerinde yer alması, 600 yılı aşkın devam eden güreşlerin yapıldığı Çamlık Er Meydanı'na sahip olması ile alandayken manevi duyguları arttıran hemen yakınında Arıburnu Şehitliğinin yer alması proje alanına değer katan başlıca unsurlardır. Bu verilerin yanı sıra, proje alanının kuzey doğusunda yer alan lagün, alan içinde yoğun bitki varlığı, Çardak-Gelibolu arasındaki deniz ulaşımı ve ticaretinin sağlandığı iskele ile temeli 18 Mart 2017 tarihinde atılan Çanakkale 18 Mart Köprüsüne ve otoyol bağlantısına olan yakınlığı bu proje alanının özgün değerleri olarak belirlenmiştir.

Osmanlı Tuğrası ve Türk Bayrağını referans alınarak tasarlanan projede, mekânı biçimleyen, tarihi yaşatan, yaşama sevincini kamçılayan mimari öğeler, sanat ve kültür aksları, aynı mimari dille rekreatif faaliyetlerin çeşitliliğini zenginleştiren aktivite alanları yer almaktadır. Proje alanında; Çanakkale-Bursa Karayolu ve Çanakkale Boğazı ilişkisi güçlendirilmiş, alanı üçüncü boyuta taşıyan ve insan ölçeğinde algılanmasını sağlayarak insanları cezp edip mekâna çekebilecek Osmanlı mimarisi tarzında ticaret merkezi binası, yerel ürünlerin sergilendiği ve satışa sunulduğu açık sergi alanı, lale motifli özel ticari ürünlerin sergilendiği ve satışa sunulduğu kapalı sergi binası, mescit, kafe vb. elemanlar ile yeşil, bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmiş ve yeşil ile mavinin buluşmasını sağlanmıştır. Alanın yeşil sistem bütünü içindeki yeri göz önünde bulundurularak mevcut yeşil dokuya saygılı davranılmış, bu doku tasarımla güçlendirilerek hem yeşil sistemle bütünleştirilmiş hem de yeni oluşturulacak sistemlere (açık sergi ve fuar alanları) rezerv alanı oluşturulması sağlanmıştır.

Peyzaj tasarım sürecine etkili olan yaklaşım ve kriterler proje alanının konumu itibariyle Çardak Beldesi için üstleneceği misyon bakımından bir odak noktasıdır. Alan, tasarım sürecine tarih, kültür, ticaret, deniz ve yeşil doku ilişkisi ile etki etmiş, alan kullanımlarının belirlenmesinde bu değerler korunarak tasarıma dahil edilmiştir. Alanda, genel konumlanış itibari ile Çanakkale Boğazı ve Çanakkale-Bursa Karayolu ekolojik koridoru arasında bir geçiş bölgesinde bulunduğundan; ekolojik koridorların bütünlüğünü sağlayıcı nitelikte, büyük ticaret, kültür, sergi organizasyonlarına cevap verecek ve aktivite çeşitliliğinin yoğun olduğu bir "Ticaret ve Kültür Merkezi" tasarımına gidilmiştir. İçerdiği işlevlerle adlandırılan merkez; konser, tören, festival, fuar gibi insanları alana çekecek aktiviteler haricinde de sürekli canlı tutacak, hareketlendirecek ve gece-gündüz aktivitelerine zemin hazırlayacak birimler içermektedir. Yeme-içmeye yönelik birimler, küçük satış birimleri, sanat damarımızı güçlendirecek, insanlar için bu alanı cazip kılacak, sosyal birlikteliklere zemin hazırlayacak, halkın eğitimi ve gelişimine taban oluşturacak, yöresel heykel, seramik, resim ve ahşap atölyeleri vb. tasarlanarak çağdaş bir ticaret merkezi modeli kurgulanmıştır. Birey bazındaki küçük çaplı ekonomik etkinlikler ile firma ve kurum bazlı büyük ölçekli ticari etkileşimi hedefleyen proje, başta Çardak yerel halkı olmak üzere uzun vadede yöresel ve bölgesel bazda ekonomik ve ticari kalkınmayı destekleyecektir.

Projenin ortaya koyulmasında Prof. Dr. Abdullah Kelkit, Yard. Doç. Dr. Alper Sağlık, Arş. Gör. Gülşah Çavuşoğlu ve Mimar Can Devrim Uysal çalıştılar.

TARİHİ ÇARDAK GÜREŞLERİ VE PROJE ALANI İÇİN ÖNEMİ

 

"Süleyman Şah ve yoldaşları 80 kişilik bir cengâver grubuyla şimdi Salbaş mevkii dediğimiz menzile Rumeli'ye geçmek üzere geldiler. Bu mevki gerek mesafe, gerekse stratejik açıdan en uygun yerdi. Cengâverler Salcı Başı dedeye yardım ederek önce Rumeli'ye geçmek için gerekli salları yaptılar. Sonra da dinlenmeye çekildiler. Ertesi sabah uyanıp idmana başladılar. İdman sırasında Yanlarında bulunan Pehlivanların Piri Kızıl Deli Sultan'ın (Seyyit Ali Sultan) duaları ile 40 yiğit güreş tuttular. Fakat birçoğu akşama kadar yenişemediler. Bunun üzerine Süleyman Şah cengâverlere artık güreşi bırakmalarını ve bu güreşin devamını da Rumeli'ye geçtikten sonra uygun bir yer ve zamanda tekrar tutmalarını söyledi. Yaşlı bir zat olan Salcı Başı dede orada vefat etti. Cengâverler bu günlerin anısını yaşatmak üzere, Rumeli'ye geçişin de bir nişanesi olarak salların yapıldığı yere bir meşe ağacı diktiler. Salcı Başı Dede'yi bu meşe ağacının altına gömdüler. Daha sonra sallara binerek Gelibolu'ya geçmek üzere hareket ettiler."

İşte böyle başladı Tarihi Çardak Güreşleri Salbaş ağacı altında ve 664 yıl evvel. Elbette orada öylece kalmadı. Sultan Murat Hüdavendigar Gazi Çardak kasabasının kuruluşunu tamamladı. Rumeli'ye geçmeden evvel Kendisi de bizzat Alem Sultan Mevkiine otağını kurdu ve bir müddet Çardak'ta ikamet etti. Daha sonra da Sultan Avcı Mehmet Çardak'a geldi ve merkez üs olarak Çardak Kasabası'nı kullanarak Çanakkale bölgesini gezdi. Büyük şenlikler yapıldı. Sultanın olduğu yerde güreş olmaz mı? İşte yaklaşık bu tarihlerde başlayan Çardak Panayırı ile birlikte güreşler ve at yarışları da yapıldı ve bugünlere kadar gelindi. Çardak'ın belgelere dayalı güreş tarihi 1894 yılına kadar dayanıyor. Aliço'nun başhakem olduğu meşhur 1894 güreşi. Koca Yusuf, Adalı Halil, Kurtdereli ve Katrancı güreşiyorlar. O yıllarda bölgeden yaman pehlivanlar da çıkmış. Çardaklı Çırpan pehlivan, Arap Mehmet pehlivan, Hafız Pehlivan, aynı zamanda cazgırlığı ile de ünlü Çubukçuoğlu Mehmet Pehlivan, Danişmendli Kel Ali, Kozçeşmeli Hasan pehlivan gibi. Daha sonraları Ülfettin Çekmece, Mehmet Korkmaz, Yeniceli Mahmut, Bigalı Saffet, Kundaklıdan Deli Hasan, Kızıldam'dan Kör Orhan ve daha niceleri. Adalı, Kurtdereli, Katrancı uzun yıllar Çardak'ta güreş tutmuşlar. Adalı ile Kurtdereli bir Çardak güreşi sonrası kardeş olmuşlar. Katrancı Mehmet'in Çardak'ta özel seyirci kitlesi varmış.

Çardak Güreşleri hakkında bir diğer önemli belge de 1912 Çardak Panayır ve Güreş ilanıdır. Bu ilanda devrinin önemli pehlivanları olan Kara Emin, Manyaslı Muharrem, Çerkez Kamil, Sebeblili Hüseyin, Şumnulu Mestan gibi önemli pehlivanların güreştiklerini öğreniyoruz.

Hangi biri anlatılsa? Büyük pehlivanlar bu meydanda Kırkpınar'ın rövanşına gelmişler. Kozlarını kıyasıya paylaşmışlar.

Murat Sertoğlu'nun dediği gibi : "Çardak'ta güreşmeyen pehlivan yok gibidir."

Adalı ile Kurtdereli'nin Çardak'ta başlayan kardeşliği,

Aliço'nun 70 yaşında Adalı ile yaptığı son güreşi,

Yenici Mehmet'in Benli Abdullah'a kıyamayıp yenilmesi ve sonra aralarında doğan dostluk ve yardımlaşmaları,

Koç Ahmet'in Kara Ali Acar'ı aldatıp yenmesini,

Kara Ali Acar ile Manisalı Rıfat'ın Çardak güreşlerine 1 ay hazırlandıkları Erikli Köyüne kıtlık getirmelerini,

Hasan Acar'la Atan kardeşlerin rekabetini,

İbrahim Karabacak ile Mehmet Ali Yağcı'nın 10 lira için Çardak'ta 2 yıl üst üste birbirlerini tellere atmalarını,

Sezai Kanmaz'ın "Kör" diyerek tezahürat yapan Çardaklı güreş severlere kırılıp bir daha Çardak güreşlerine katılmayışını,

Fehmi Özkan'ın 35 yıldan sonra her yıl geldiği Çardak'ta jübilesini de yapmasını,

Orhan Okulu'nun bir ilki başararak üç yıl üst üste Çardak'ta başpehlivan olup Altın Kemer'in ebedi sahibi olması gibi acı, tatlı birçok hatıra barındırır bünyesinde Tarihi Çardak Çamlık Meydanı. Büyük pehlivanların büyük dostlukları, büyük rekabetleri, büyük güreşleri vardır bu alanda. Sevgileri, saygıları, akıttıkları ter ve üstün çabaları vardır. Her şeyden önce de Kırkpınar'ın rövanşı vardır.

 

 

 

TARİHİ

 

İdari yönden Çanakkale ili Lapseki ilçesine bağlı bulunan Çardak; Çanakkale Boğazının Marmara Denizi ile kesiştiği kuzey ucunda bir sahil kasabasıdır. Güneybatısında Lapseki, doğusunda Biga ilçelerine komşu olup, Gelibolu'nun karşısında Çanakkale-Bursa karayolu üzerinde Çanakkale'ye 37 km uzaklıkta 1930 yılından beri belediye olan son nüfus sayımına göre 3454 nüfusu olan bir beldedir. Çardak'ın kuruluş tarihine göz attığımızda bugünkü Çardak'ın tarihi eserlerin yapım ve bitiş tarihi olan 1464-1481 tarihleri arasında kurulduğu tahmin edilmektedir. Çardak'ın yerli halkı Anadolu Selçuklu Devleti zamanında Orta Asya'dan gelen Türkmen ve Yörük boylarının Çardak'ın doğudan batıya denize paralel uzanan tepeler üzerinde kurulan Hasköy, Kalkavuz, Çamköy'de yerleştikleri bu köylere ait mezar kalıntılarından ve burada yaşayanların yakınlarının ifadelerinden anlaşılmaktadır.

Anadolu'da hüküm süren beylikler döneminde Karesioğulları Beyliğine bağlı olan bu köylere Osmanlı Beyliğinin hakim olmasıyla Çardak'ın kuruluşu şekillenmeye başlamıştır. Batıya açılma siyaseti uygulayan Osmanlılar Gazi Süleyman Paşa komutasında bugünkü Çardak'ın Alem Sultan Sokağında (Mescit kalıntılarının olduğu yer) bir mescit yapar ve otağını buraya kurar. Halk arasında rivayet edildiğine göre "Nereye Gidiyorsun? Çağırda'ğa (Çardak'a)" denilerek bugünkü Çardak'ın ismi belirlenmiş oluyordu.

Çardak Alem Sultana (Bayrak, Alemin Sultanı) otağını kuran Gazi Süleyman Paşa geçiş hazırlıklarına başlar. Donanması olmayan Osmanlı Beyliği'nin geçişi sallarla yapması gerekiyordu. Daha sonra Karesioğulları'nın donanmasını da ele geçirmiş olan Osmanlıların bu donanmayı güvenlik ve gizlilik nedeniyle kullanmadıkları bir görüştür. Bugün Salbaş (Baş Sal) diye adlandırılan mevkii o zamanlar gür ormanlarla kaplı bir arazidir. Osmanlılar büyük bir gizlilik içinde burada sal yapımına başlarlar. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra bugün kum adasının ucundan sallarını denize atarak çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin de hedefi olan Avrupa uygarlığına doğru yola koyulurlar (1358). Ancak bu geçişte; tarihin her sahnesinde Türk'ün savaşı şölene dönüştürme sevdası karşılarına çıkar. Sala almadıkları Kızıl Deli Sultan denilen gözü kara bir evliya sallar hareket ettikten sonra eteğine kum alarak başlar Gelibolu'ya doğru yürümeye her geçtiği yer kum olur. Bunu gören saldakiler durdurun salları bu ermiş boğazı kapatacak derler ve Kızıl Deli Sultan'ı da sallarına alarak Gelibolu Çimpe Kalesini feth ederler. Karşıya ilk geçen Sevinduk adlı Osmanlı neferi olmuştur. Bu salların yapımında ve Gelibolu'ya geçişte komutan konumunda olan zat daha sonra vefat etmiş ve salların yapıldığı yere gömülmüştür.

Türklerin Rumeli'ye geçmeleri ile Avrupa'daki birliklere destek sağlamak ve boğaz güvenliğini temin için Osmanlılar Çardak'ta ordu bulundurmaya başlamışlar ve Gazi Yakup Bey'i de Boğaz Komutanı olarak buraya atamışlardır. Gazi Yakup Bey Alem Sultan çevresindeki düz araziye Fatih Sultan Mehmet emriyle Gazi Yakup Bey tarafından 1479'da (Ekrem Hakkı AYVERDİ, Fatih Devri Mimarisi III) 1 kervansaray, 1 cami, 7 içme ve kullanma su kuyusu, 1 hamam, 9 dersli medrese, 2 beyt ev 1481 yılına kadar tamamlayarak Ergenekon'dan bu yana yükseklerde yaşamayı özgürlüğün sembolü olarak görmelerinden ve korsan tehlikelerine karşı önlem alarak tepelerde kurdukları Çamköy, Hasköy ve Kalfadız köylerinde yaşayan halkı alt yapısını kurduğu Çardak'ta iskana zorunlu kılarak Çardak'ı merkezi yerleşim birimi haline getirmiştir. Gazi Yakup Bey'in yaptığı eserlerden cami, kervansaray ve kuyular halen ayakta ve hizmet görmektedirler. Çardak'ta vefat eden Gazi Yakup Bey'in kabri Camii avlusunda aile efradının mezarlığı belediye hizmet binası yanında bulunmaktadır.

 

 

KAYNAKÇA

 

Anonim, Aydın Belediye Sarayı ve Çevre Düzenlemesi Mimari Proje Yarışması Sonuçları, Ege Mimarlık, 3(4), 105-109, 1992.

Atabeyoğlu Ö., Bulut Y., Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Dış Mekan Kullanım ve Yeterliliğinin Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma, Tarım Bilimleri Dergisi, 3(2), 89-94, 2007.

Atabeyoğlu Ö., Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Kampusu Peyzaj Tasarım ve Uygulama Çalışması, Artium Dergisi, 2(1), 85-101, 2014.

Ayan M., Kentleşme, Kentlileşme, Katılımcı Planlama, Sorunlar, Ege Mimarlık, 3, 37-38, 1991.

Bartlett C.H., Kretzschmar W., Milos C., Werthmann C., Opportunities for Design Approaches in Landscape Planning, Landscape and Urban Planning, 130, pp. 159-170, 2014

Çelikyay S., Bartın Üniversitesi Yerleşkesinde Rektör Konutu Tasarım Süreci ve Mimari Projesi, İnönü Üniversitesi Sanat ve Tasarım Dergisi, 1(1), 11-22, 2011.

Gençel Z., Küçükerbaş E., Mimarlık, Kentsel Tasarım ve Peyzaj Mimarlığı İlişkisi Üzerine Söyleşi, Ege Mimarlık, 2(3), 38-39, 2001.

Helfand G.E.,  Park J.S.,  Nassauer  J.I., Kosek S., The Economics of Native Plants in Residential Landscape Designs, Landscape and Urban Planning, 78(3), pp. 229-240, 2006.

Kim M-J, Yang H-S, Kang J., A Case Study on Controlling Sound Fields in A Courtyard By Landscape Designs, Landscape and Urban Planning, 123, pp 10-20, 2014.

Kiper T. ve Karakaya B., Edirne Kent Merkezindeki İlköğretim Okul Bahçelerinin Peyzaj Tasarım İlkeleri Açısından İrdelenmesi, Tekirdağ Ziraat Fakültesi Dergisi, Cilt 10, Sayı 1, 2013.

Korkut A.B., Peyzaj Mimarlığı, Hasad Yayıncılık, İstanbul, 167s, 2002.

Memlük M.Z., Başal M., Kentsel Mekanda Doğayla Tasarım: Ankara - Bademlidere Örneği, Tekirdağ Ziraat Fakültesi Dergisi, 8(3), 81-91, 2011.

Özer B.,  Barış M.E., Landscape Design and Park Users' Preferences, Procedia - Social and Behavioral Sciences, 82, pp. 604-607, 2013.

Sağlık A., Çanakkale Kent Kıyısının Kentsel Peyzaj Tasarımı Açısından İncelenmesi, ÇOMÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Çanakkale, 2010.

Sağlık A., Sağlık E., Kelkit A., Enerji Etkin Peyzaj Tasarımı, Ekoloji 2014 Sempozyumu Bildiri Özeti Kitabı, s 80, Gazimagusa, Kıbrıs, 2014.

Sağlık A., Kelkit A., Biga Belediyesi Doğankent Rekreasyon Alanı ve Meydanı Peyzaj Projesi, Uluslararası Hakemli Tasarım ve Mimarlık Dergisi, cilt.01, sayı.3, ss.27-36, 2014.

Sayce S., Walford N. and Garside P., Residential Development on Gardens in England: Their Role in Providing Sustainable Housing Supply, Land Use Policy, 29(4), pp. 771-780, 2012.

Sertoğlu M., Rumeli Türk Peyhivanları, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, 1986.

Şenyol Ö., Velibeyoğlu K., Kentsel Kamusal Boşlukların Kullanım Olanaklarının Geliştirilmesi: Etkinlik Listesi Yöntemi, Ege Mimarlık, 2(81), 34-37, 2012.

Şişman E.E., Korkut A., Etli B., Tekirdağ Valiliği Tören ve Park Alanı Peyzaj Tasarım Süreci, Tekirdağ Ziraat Fakültesi Dergisi, Cilt 5, Sayı 2, 2008.

Taib N., Abdullah A., Study of Landscape Gardens: Expectations and Users' Perceptions of A High-Rise Office Building, Procedia - Social and Behavioral Sciences, 50, pp. 633-642, 2012.

Turgut H., Erzurum Büyükşehir Belediye Binası Ön Bahçe Peyzaj Tasarım Çalışmasının Tasarım İlkeleri Bağlamında Değerlendirilmesi, Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi, 12 (2):185-198, 2011.

Yılmaz S. ve Yılmaz H., Peyzaj Tasarım Sürecinin Üçkümbetler Parkı Örneğinde İncelenmesi, Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 30 (2), 177-186, 1999.

http://www.canakkale-cardak.bel.tr/

 

 

Çardak Municipality Commercial and Cultural Centre Project is a mission-oriented focal point for the Çardak Town due to the position of the project area. The field affected the design process with history, culture, commerce, maritime and green texture relations, and the design was included by preserving these values in determining area usage.

 

Toplam 0 Yorum

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.

Yorum Yaz