KİTABİYAT / BOOK LAUNCH

İbrahim ADIYAMAN

16 Mayıs 2017 Salı

 

------Aslında Mimarlık

Serkan Duman, Kaknüs Yayınları, 2015, 224 Sayfa

 

"Müslümanlar ışığı matematik ile ölçerken, geometriyi bir simgesel biçim haline getirmişlerdir. Geometrik süslemeler aracılığıyla soyut bir kozmik biçim üretmişlerdir. Buna karşın Rönesans ile birlikte Batı matematik ve geometriyi imgelerin somut gerçekçiliğini artırmak için kullanmıştır. Burada matematik, resimlerin ancak alt metni olmuştur, İslâm dünyasındaki gibi, anlamı değil.

 

 

Hukuk, Ahlak ve Siyaset Üzerine

Schopenhauer, Say Yayınları, 2016, 128 Sayfa

 

"İnsanda kendisine özgü ve uygun olan (yönetim biçimine) sevk eden monarşik bir içgüdü olmamış olsaydı, her yerde ve her zaman milyonlarca, hatta yüz milyonlarca insanın tek bir adamın, hatta kimi zaman tek bir kadının ve geçici olarak da bir çocuğun uysal, itaatkâr bendeleri olduğunu görmek mümkün olur muydu? Çünkü bu düşünce sonucu olan bir şey değildir; her yerde tek bir adam kraldır ve kural olarak onun asaleti kalıtsaldır. Deyiş yerinde ise o kendinde bireyselliğe erişen bütün halkın kişileşmiş hali ya da monogramıdır. Bu anlamda o haklı olarak diyebilir: "Devlet benim." Bu sebepten ötürü Shakespeare'in tarihsel oyunlarında, İngiltere ve Fransa kralları bir birine Fransa ve İngiltere diye hitap ederler ve ayrıca Avusturya dükü Avusturya sözcüğünü kullanır (King John, III. Perde, I. Sahne) ve onlar deyiş yerinde ise kendilerini milliyetlerinin bedenleşmiş hali olarak görürler."

 

 

Teknolojinin Evrimi

George Basalla, Doğubatı, 2013, 368 Sayfa

 

"Benzinli motorla çalışan otomobilin kökenlerini bulmak için yapılan bir araştırma şöyle bir sonuç ortaya çıkaracaktır: Otomobilin mucitlerini işlerini yapmaya yönlendiren şey gereksinim olmamıştır. Diğer bir deyişle otomobil, uluslararası çapta ciddi bir at krizi veya at kıtlığının sonucu olarak geliştirilmemiştir. Ulusal liderler, önemli düşünürler ve gazetelerin köşe yazarları, atın yerine yeni bir ulaşım aracı bulunması için insanlara çağrıda bulunmamışlardır. Mucitlerin motorlu ulaşım için duyulan ciddi bir toplumsal ve bireysel ihtiyacı çok yakında çözüme kavuşturacaklarını umutla bekleyen sabırsız vatandaşlar da yoktu. Aslında otomobil, dünyadaki varoluşunun ilk on yılı boyunca (1895-1905), kendisini satın alabilen kişiler tarafından bir oyuncak ya da bir eğlence aracı olarak görülüyordu."

 

Bensenoğ, Türkçenin Ruhu

Hüseyin Rahmi Göktaş, Külliyat Yayınları, 2016, 128 Sayfa

 

"Düşünce kişinin kendi kendine kurup geliştirdiği, kimi zaman sadece kendinin anlayabildiği kapalı bir işlem yürütmedir. Bu özelliğiyle gelişmiş bir düşünce genel olarak dile sığmaz ve daha derinlikli başka bir yapı arzular... Düşünce dilin sınırlarını aşmışsa ya da mevcut dille ifade olunmak istemiyorsa dili düşünmeye yönelir. Dilin çeperlerini zorlar, isimleri, fiilleri ve kullanabileceği ne kadar araç varsa hepsini genişleterek yürürlüğe koymaya çalışır."

 

 

Toplam 0 Yorum

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.

Yorum Yaz