KORUNAN ALANLARDA SERTİFİKASYON SİSTEMLERİ

Doç. Dr. Sevgi ÖZTÜRK

8 Ocak 2018 Pazartesi

Korunan alanlardan milli parklar doğa koruma araçlarının en önemlilerinden biridir. Bu alanlar doğal-kültürel kaynakları ve biyolojik çeşitliliği korumak, turizm-rekreasyon aktivitelerine imkan sağlamak, kırsal kalkınmaya destek olmak gibi çeşitli fonksiyonlar üstlenirler.

Dünyada özellikle 1980'lerde turizm ve rekreasyon faaliyetlerindeki gelişmelerin doğal ve kültürel kaynakları olumsuz etkilemesi ve bu etkilerin turizmin kendi geleceğini tehlikeye attığının anlaşılmasıyla, kaynakların daha uzun dönemli kullanımına dayanan sürdürülebilir turizm anlayışı gündeme gelmiştir (Erdoğan, 2003; Kath 1990; Hunter 1997, Nelson, Butler and Wall 1993). Bu alanlarda yaşanan sorunların temelinde yöre halkı, ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) organize olamayışları yatmaktadır. Oysaki korunan alanların ekolojik, arkeolojik, sosyal ve kültürel açılardan bütüncül bir yaklaşımla yönetilmesi; planlama ve uygulama konusunda yaşanan sorunların çözümüne ciddi oranda katkı sağlayacaktır. Milli parklar, önemli ve hassas ekosistem alanlara sahip olmasının yanı sıra çeşitli aktivitelere olanak sağlayarak insanların rekreasyonel gereksinimlerine de cevap vermektedirler. Doğa koruma, çevre koruma gibi konuların önem kazandığı dünyada yönetsel görüş değişikliklerine, toplum algılamasına odaklanan sistemler ile etkin yönetim araçları gelişmiş ve çeşitlenmiştir. Özellikle hassas ekosistem alanlarına sahip alanlar için koruma-kullanma dengesinin sağlanmasına katkı sağlayan önemli bir uygulama aracı olan uluslararası sertifikasyon sistemleri bulunmaktadır (Ayan ve diğ., 2009).

Bu sistemler, doğal kaynakların etkili, sektörlerarası katılımcı planlamasını ve sürdürülebilir yönetimi amaçlamaktadır. Bu amaçla son 30 yıldır gündemde olan korunan alanlarda çeşitli sertifikasyon sistemleri oluşturulmuş ve yönetimde etkinlik ile kalitenin arttırılması sağlanmaya çalışılmıştır. Sertifikalandırma; bir ürünün, sürecin, hizmetin veya yönetim sisteminin belirlenen şartlara uygun olduğunun üçüncü taraflarca yazılı bir teminat yoluyla onaylandığı işlemdir (Maclaren, 2002).  Sertifikasyon sistemi korunan alanlarda, rekreasyon ve turizm aktivitelerinin çevreye duyarlı, kültürel bütünlüğü ve biyolojik çeşitliliği koruyan, sosyal ve estetik ihtiyaçları karşılayabilen bir yapıda olmasını desteklemektedir. Sertifikasyon sistemlerinin ana amaçları; ekolojik dengeyi bozacak bütün müdahalelerden kaçınmak, baskıyı azaltmak, tahribatı düzeltmek değil engellemeye yönelik planlar yapmak, doğal-kültürel kaynakları gelecek nesillere aktarmak ve uzun vadeli ekonomik çıkarları gözetmek olmaktadır.  Bu anlamda doğal kaynaklara yönelik çeşitli sertifikasyon sistemleri mevcuttur. Bunlardan bazıları şunlardır:

 

Doğal kaynak yönetim sertifikasyonları:

 

  • Organik tarım ölçütleri
  • Orman ölçütleri (FSC, PEFC)
  • Deniz idare konseyi (MSC)
  • Sürdürülebilir turizm (STC, VISIT, Green Globe 21 vb)
  • Korunan alan yönetimi (PAN Park, EUROPARC, The Europe an Wilderness Society)
  • Sürdürülebilir av yönetimi
  • Balık çiftliği (Nepcon) vb. şeklinde çeşitlenmektedir.
  • Korunan alanlarda sertifikasyonun tanınması aslında korunan alanın etkili bir şekilde bugüne kadar korunamamış olmasından kaynaklanmaktadır. Kaynakların istikrarsız kullanımı, koruma değerlerinin uygunsuz yönetimi, etkin planlama eksikliği, ülkelerarası koordinasyon yetersizliği, yasadışı faaliyetler, kağıt üzerindeki parklar "Paper Parks" gibi unsurlar bu duruma örnek olarak verilebilmektedir.

    Korunan alanlarda uygun bir yönetim sağlamak için sistematik bir yaklaşım gerekmektedir. Biyolojik çeşitliliğin korunması adına tehditlerin değerlendirilmesi, gerekli eylemlerin belirlenmesi ve denetleme-izleme gibi çalışmaları içeren sertifikasyon sistemleri; doğa koruma alanlarında artan baskı, koruma statüsünün eksikliği, yönetim kalitesi veya uygun olmayan yönetime karşıt olarak doğmuştur. URL1 (2007)' e göre; Korunan alanlarda neyin sertifikalandırılacağına ilişkin 5 farklı yaklaşım bulunmaktadır. Bunlar (Ayan ve diğ., 2009);

    • Bir bölgedeki veya ülkedeki tüm korunan alanların sertifikalandırılması
    • Korunan alanların belirli yönetim çeşitlerinin sertifikalandırılması (örneğin, özel korunan alanlar veya toplum tarafından yönetilen korunan alanlar)
    • Özel amaçlı korunan alanların sertifikalandırılması (turizm gibi)
    • Ağırlıklı olarak korunan alanlarda gerçekleşen işlemlerin sertifikalandırılması (ekoturizm operatörlerinin sertifikası gibi)
    • Korunan alanlarda gerçekleşebilecek ancak dışında da gerçekleşen işlemlerin sertifikalandırılması (iyi orman yönetimi ve organik tarım gibi).

    Korunan alanlarda ziyaretçi kontrolünün sağlanabilmesi, doğal hayatın korunabilmesi için de korunan alanların sertifikalandırma programlarına dahil edilmesi önemlidir (Daşdemir ve Güngör,  2005).  Korunan alanlara yönelik sertifikasyon sistemleri (PAN Park, EUROPARC vb.) hem Avrupa'da hem de dünyada yaygınlaşmaya başlamıştır.

    EUROPARC

    Avrupa'da sınırların ötesinde çalışmak kendi sorunlarını ve zorluklarını da beraberinde getirmektedir. En iyi uygulamayı desteklemek ve sınırlar ötesinde, Avrupa korunan alanları arasındaki günlük iletişimi kolaylaştırmak amacıyla EUROPARC sınırlar ötesinde işbirliği için temel standartlar sistemi olan "Sınır Ötesi Parklar-Doğanın Dizaynının Takip Edilmesi"ni geliştirmiştir. 1995'de EUROPARC korunan alanlarda turizmin gelişmesi ve alanların korunması için stratejik yaklaşım ve geniş ölçüde kullanılan bir araç olarak Korunan Alanlarda Sürdürülebilir Turizm Avrupa Charter'ını başlatma girişiminde bulunmuştur. Projeye AB LIFE programı tarafından fon sağlanmıştır.    
  • EUROPARC Fédération des Parcs naturels régionaux de France tarafından yönetilmektedir. Charter 3 bölümde hazırlanmıştır:

    I. Korunan alanlar için sürdürülebilir turizm,

    II. Yerel turizm işletmeleri için sürdürülebilir turizm,

    III. Tur operatörleri için sürdürülebilir turizm.

    Korunan Alanlarda Sürdürülebilir Turizm Avrupa Charter'ı korunan alan ile bu parkta turizmin nasıl yürütüleceği ile ilgili pay sahibi olan herkes arasındaki ortaklıktır. 17 farklı Avrupa ülkesinde 143 Charter alanı bulunmaktadır (milli park, tabiat parkı, biyosfer rezervi vb). Park geniş bir strateji ortaya koymakta veya turizmi yönetmek için bir eylem planı uygulamaktadır.

    Europarcs Kriterleri; birincil ve ikincil kriterler ile alan çalışmasından oluşmaktadır. Detaylı hareketler olan kriterler kaliteli ve uzun dönemli bir işbirliğini önemsemektedir.

    • Birincil Kriterler

    1.1. Vizyon

    1.2. Alan Çalışması

    1.3. Resmi Anlaşma

    1.4. Personel

    • İkincil Kriterler

    2.1. İşbirliği için rehberlik kuralları

    2.2. Verilerin değişimi

    2.3. Yabancı dil iletişimi

    2.4. Ekolojik izleme

    2.5. Finansal dayanak

    Alan çalışması; alan için anahtar özelliktedir. Sınır ötesi parklar ile karşılıklı sınır ötesi hareketler gerçekleştirilmektedir. 
  • Birincil çalışma alanları
    • İkincil çalışma alanları
    • Prensip 1 - Doğal değerler
    • Prensip 2 - Habitat Yönetimi
    • Prensip 3 - Ziyaretçi Yönetimi
    • Prensip 4 - Sürdürülebilir Turizm Gelişim Stratejisi
    • Prensip 5 - Turizm İş Ortakları İçin Onaylama Standartları
  • 3.1. Doğa ve peyzaj

    4.1. Eğitim ve iletişim

    4.2. Sürdürülebilir ve eğlendiren turizm

    4.3. Araştırma ve izleme

    4.4. Karşılıklı anlayış ve barış

     

    PAN Parks

    Koruma örgütü WWF Hollandalı asıllı bir şirket olan Molecaten ortaklığıyla 1997 yılında tüm Avrupalılar tarafından desteklenen Avrupa'nın yaban kapitalini yüksek derecede korumayı garanti eden bir "kalite markası" olarak PAN (Protected Area Network) Parklarını kurmuştur

    (Bruner ve Sovinc, 1999).

    Amacı, Avrupa'nın olağanüstü doğal güzellikleri ile turizm arasında karşılıklı denge ve uyuma dayalı bir korunan alanlar ağı oluşturmak suretiyle korunan alanların yönetiminde kalitenin arttırılmasını teşvik etmektir.

    Bu sistemler; doğal kaynakların uygun yönetimi ile paydaşların sosyoekonomik faydaları için konseptler oluşturmaktadırlar. Korunan alanlarda sürdürülebilirliği sağlamak için yönetim stratejilerinin hazırlanması ve böylece koruma-kullanma dengesinin sağlanması gerekmektedir.

    Ekoturizm eylemlerinin yapılacağı korunan alanlar için sürdürülebilir bir turizm stratejisi ve eylem planı hazırlanması sürecinde tüm katılımcı taraflar arasında yakın bir işbirliği talep etmektedir (Sovinc, 2001). PAN Parklar 4 onaylama adımı içermektedir:

    I. Pan Parklarının sertifikalanmasında sürdürülebilir turizmin gelecekte bir tehlike olmasının önlenmesi için temel koşul olarak park yönetim etkililiği,

    II. Korunan alanlarda ve çevresinde sürdürülebilir turizm,

    III. Sürdürülebilir turizm ürünleri ve yerel işletme ortakları,

    IV. Sürdürülebilir turizm ürünleri ve ulusal ve uluslararası işletme ortakları olmak üzere 4 onaylama adımı içermektedir.

     

    Korunan alanlar, turizm ve diğer işletmeler ile yerel nüfus arasındaki ortaklık konseptleri ve turizm yoluyla sosyoekonomik kalkınmanın ve korumanın desteklenmesi konseptleri üzerine inşa edilmişlerdir. Avrupa'da bulunan 14 farklı milli park bu sertifikayı almaya hak kazanmıştır.

    PAN Parks Kriterleri:

    Kriter 1.1. Alan, uygulanmakta olan yasa ve kararnameler ile yeterli derecede korunmalıdır.

    Kriter 1.2. Bölge, içinde yer alan orijinal doğal ekosistemlerin en iyi temsilcilerini içermelidir.

    Kriter 1.3. Korunan alanın büyüklüğü, minimum 20 bin hektar olmalı ve geçmişte azaltılmış olmamalıdır.

    Kriter 2.1. Korunan alan tasarımı, doğal ekolojik değerlerin sürekliliğini amaçlamalıdır.

    Kriter 2.2. Alanı korumak için konan kurallar yeterince yerine getirilmelidir.

    Kriter 2.3. Korunan alan, koruma stratejisi içeren bir yönetim planına sahip olmalıdır.

    Kriter 2.4. Alan yönetimi, ekolojik bütünlüğün korunması için zonlama ve diğer sistemlerin kullanımını sağlamalıdır.

    Kriter 2.5.  Alanda zonlama yapılmışsa çekirdek zon en az 10 bin hektar olmalıdır.

    Kriter 2.6. Zonlama yapılmamışsa, tüm alanın yönetimi doğal ekolojik süreçlerin devamlılığını ve onarımını sağlamayı amaçlamalıdır.

    Kriter 2.7. Korunan alanın çevresindeki alan, korumayı olumsuz olarak etkilememelidir.

    Kriter 2.8. Korunan alan yönetim sistemi, tehdit altındaki ve endemik türler ve habitatlara özel önem vermelidir.

    Kriter 2.9. Alan sınırı ulusal sınırın ötesinde bitişik ülke/ülkelerin sınırları içine girme durumunda sınır ötesi işbirliği için gayret edilmelidir.

    Kriter 3.1. Doğal değerleri koruyan ve aktif olarak uygulanan bir ziyaretçi yönetim planı olmalıdır.

    Kriter 3.2. Ziyaretçilere, yüksek kalitede çeşitli aktiviteler sunulmalıdır.

    Kriter 3.3 Yönetim planı,  koruma amaçlarını anlamayı sağlamalı ve desteklemelidir.

    Kriter 3.4. Bir ziyaretçi merkezi olmalıdır.

    Kriter 3.5. Yönetim planı, çalışanlar için eğitim programları ve ziyaretçi hizmetlerinin sağlanmasını kapsayan diğer konuları içermelidir.

    Bu üç prensip ve kriterlerin yerine getirilmiş olması ilk etapta logoyu almak için yeterli olmaktadır. Bunun sürekliliğinin sağlanması için 4. ve 5. prensip ve ilkelerin yerine getirilmesi gerekmektedir.  

    Kriter 4.1. PAN Park bölgesi sürdürülebilir turizm için yeterli turizm potansiyeli ve taşıma kapasitesine sahip olmalıdır

    Kriter 4.2. Yerel bir PAN Park grubu kurulmalı, Sürdürülebilir Turizm Gelişim Stratejisini (STGS) formüle etmeli, uygulama, izleme-denetleme sorumluluğunu üstlenmeli ve iş ortaklarının onaylanmasını sağlamalıdır.

    The Europe an Wilderness Society

    The European Wilderness Society, PAN Parks ve Europarcs sisteminden çok uzak olmamakla birlikte yaban hayatını ön plana çıkarmaktadır. En az 10.000 ha büyüklüğe sahip alanlara platinyum,  3000 ha büyüklüğe sahip olanlara altın,  2000 ha büyüklüğe sahip alanlara gümüş ve 1000 ha büyüklüğe sahip olanlara ise bronz sertifika verilmektedir.    

     

    Sistemde yaban hayatı, Avrupa'nın kültürel ve doğal mirasının hayati bir elemanı olarak görülmektedir.  Geniş topluluklara, toprak sahiplerine,  yöre halkına ekosistem hizmetleri dahil olmak üzere ekonomik, sosyal ve çevresel fayda sağlamaktadır. 

  •  
    • Alanın kaynaklarının önemi daha iyi algılanabilecek ve küresel düzeyde korunmasına katkı sağlanmış olacaktır.
    • Yöre insanının ekoturizm faaliyetleri ile alternatif gelir kaynağı oluşturmasına uluslararası düzeyde katkı sağlanmış olacaktır.
    • Doğa koruma alanında prestij sağlanmış olacaktır.
    • Dünyadaki gelişmeler hızlı bir şekilde akatarılabilinecek, ülkeler arası bilgi ve deneyim akışı sağlanabilecektir.
    • Korunan alanlar çevresinde turizm anlayışının olumlu yönde değişimine katkı sağlanacaktır.
  • Fonksiyonları:

    -Biyoçeşitliliği koruma

    -Ekosistem hizmetlerini koruma

    -Peyzaj ilişkisi

    -CO2 depolama

    -İnsanı etkileyen doğal süreci ve yapıyı anlama gibi işlevsel özelliklere sahiptir.

    Sonuç

    Doğa korumanın ve yerel toplulukların net faydaları garanti altına alındığı durumlarda, turizm korunan alanlar için bir fırsat olacağı kabul görmüş bir durumdur. Turizmin gelişmekte olduğu destinasyonlarda sürdürülebilir gelişme anlayışı içinde planlama, iyi yönetim, izleme ve değerlendirme programları oldukça önemlidir. Genel olarak sertifikasyon sistemleri ile doğa koruma alanlarının etkin bir katılımcı desteğiyle yönetildiği bu kapsamda sürdürülebilirliğinin sağlandığı ortaya konmaktadır. Yine sertifikasyon sistemleri ile ziyaretçiler ve yerel toplumlar arasında eğitimin ve bilincin arttırılması, bu şekilde yerel çatışmaların azaltılmasına, doğanın korunmasına, STGS planının ülke veya bölgesel politikayla entegre hale gelmesine bağlı olmaktadır.

    Korunan bir alanın, sertifikasyon sistemine dahil olması halinde;

    Kaynakça:

    Ayan, S., Öztürk, S., & Yiğit, N., (2009). Karadeniz bölgesi milli parklarının korunan alan ağı sertifikalandırma sistemine uygunlukları. Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi9(1), 66-79.

    Atalık, G., Gezici, F., (1994). Çevreye Duyarlı Planlama Kapsamında Turizm Eylemlerinin Değerlendirilmesi, 4. Ulusal Bölge Bilimi/Bölge Planlama Kongresi, Bildiriler Kitabı Trabzon.

    Beyhan, Ş. G., & Ünügür, S. M., (2005). Çağdaş gereksinmeler bağlamında sürdürülebilir turizm ve kimlik modeli. İTÜDERGİSİ/a4(2).

    Brunner, R., Sovinc, A. 1999. Parks for Life: Transboundary Protected Areas in Europe.

    Daşdemir, İ., Güngör, E., (2005). Ülkemizdeki Milli Parkların Turizm Sertifikasyon Programları Açısından Değerlendirilmesi, T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı, 1. Çevre ve Ormancılık Şurası Tebliğler, 4. Cilt, Antalya. 1462-1469.

    Erdoğan, N., (2003). Çevre ve (Eko)turizm, Erk Yayıncılık, Ankara.

    Gössling, S. ,(1999). Ecotourism: A means to safeguard biodiversity and ecosystem function?. Ecological Economics, 29(2), 303-320.

    Maclaren F. T., (2002). A strategic overview of Ecotourizm Acreditation and Certification: The Road Forward. International Year of Ecoturizm, The International Ecotourism Society.

    Sovinc, A., (2001). Opportunities for the New Ramsar Sites: Experiences of a Territorially Small Country. Annales, Ser. hist. nat., 11, 2 (25): 233-238.

     

    URL1, (2007).  Protected Areas and Certification by Dudley, N. An International Legal Regime for Protected Areas, https://www.cbd.int/doc/pa/tools/Protected%20Areas%20and%20Certification.pdf  Erişim tarihi: 08.08.2017.


    The certification system supports, recreational and tourism activities to be environmentally sensitive, cultural integrity and a structure that protects biodiversity and can meet social and aesthetic needs in protected areas. The main objectives of certification systems are; avoiding all interventions that will disrupt the ecological balance, reducing the oppression, making plans to prevent, not to correct the damage, to transfer the natural-cultural resources to future generations and to take care of the long-term economic interests. In this sense, there are various certification systems for natural resources.

Toplam 0 Yorum

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.

Yorum Yaz