ÜLKE OLARAK YAN ÜRÜNLERİN ÜRETİMİ EN BÜYÜK EKSİKLİĞİMİZ

Yalova Bahçe Market Genel Müdürü Alper Gülel, sektörün en büyük eksikliğinin yan materyal üretimindeki noksanlık olduğunu söyledi. Gülel; "Yan ürünlerin üretimi noktası bizim ülke olarak en büyük eksikliğimiz. Tohum-soğan, bahçe malzemeleri ile dekoratif ürünler konularında daha profesyonel düşünüp, daha çok çalışmamız gerekiyor."

30 Aralık 2015 Çarşamba
ÜLKE OLARAK YAN ÜRÜNLERİN  ÜRETİMİ EN BÜYÜK EKSİKLİĞİMİZ

Yalova Bahçe Market Süs Bitkileri Genel Müdürü Alper Gülel, sektörde perakendeciliğin durumunu dergimize değerlendirdi. Gülel, sorularımıza yanıt verdi;

 

            Yalova Bahçe Market olarak kendi ticaret hacminizde ve satış pazarlama portföylünüzde perakende satışlar ne boyutta yer kaplıyor? Bu satışlar sizin için ne kadar öneme sahip?

 

Perakende satışlarımız satış portföyümüzde yaklaşık % 40 kadar bir hacimde yer tutmaktadır. Bu satışların ilkbahar ve sonbahar aylarında, özellikle dış mekan süs bitkileri ve yardımcı bahçe ürünleri olduğu, sezon dışı dönemlerde ise iç mekan süs bitkileri olduğunu tespit ettik.

Özel günler ve dini bayramlarda perakende satışlarımızda iç mekan süs bitkileri satışlarımız çok daha yüksek oranlara ulaşmaktadır. En yüksek iç mekan süs bitkisi satışımız ise Anneler Günü'ndedir. Müşterilerimiz annelerimizi hiçbir zaman unutmuyor.

 

            Geçtiğimiz 10 yıl, şu anki durum ve önümüzdeki 10 yılda perakende satıştaki durum nasıl bir tablo ortaya koyuyor?

 

Geçtiğimiz 10 yıl perakende satışlar değerlendirecek olursak halkımızın alım gücü ve ülkenin ekonomik göstergeleri ile doğru orantılıdır.

Ayrıca ülkemizdeki sosyolojik gelişmeler, eğitim seviyesinin artması ve yeşil ile ilgili bilinçlenme arttığı geçtiğimiz 10 yılda büyük gelişme gözlenmiştir.

Şuan ki durumu değerlendirmek gerekirse, halen istediğimiz noktada olmadığımızı üzülerek söylemek isterim.

Gelecekteki 10 yıl için ümitlerimiz artarak devam etmektedir. Halkımızın bilinçlenmesi ile perakende satışların artışının devam edeceğini öngörüyoruz.

 

            Bu durumu rakamlarla konuşmamız gerekirse.

 

Konuyu rakamlara dökecek olursak; 10 sene önce yaklaşık % 15 olan perakende bitki ve yan ürünlerin satışı şu anda ortalama % 40'a ulaşmıştır.

Gelecek 10 yıl için % 60-70'lere ulaşmasını ümit ediyoruz.

 

KAMU VE KURUMSAL SATIŞLAR YARIŞA GİREMEDİ

 

Perakende satışların gelişmesi ile diğer satışlar arasında marketing anlamında bir yarış söz konusu olur mu?

 

Perakende satışların gelişmesi üzülerek söylüyorum ki, kamusal ve kurumsal satışlarla bir yarış halinde olamadı.

Önümüzdeki günlerde de durumun hızla değişebileceğini düşünmüyorum.

 

            Süs bitkiciliği sektöründe perakende satış diliminin doğrudan temin satışları üzerindeki yükü hafifletmesi bekleniyor mu?

 

Perakende satışlar; ihale veya doğrudan temin konusunda farklı kulvarlarda olduğu için birbirlerini etkilemesini beklemiyorum.

 

HALKI PEYZAJ MİMARLARIYLA KAYNAŞTIRMALI

 

            Bitkisel perakende satış yan materyal satışlarını da yukarı doğru taşıyacaktır. Yan materyal üretimine Türkiye hazır mı? Bu konuda firmanızın ön hazırlığı var mı?

 

Yan ürünlerin üretimi noktası bizim ülke olarak en büyük eksikliğimiz maalesef.

Gerek tohum-soğan (çim, çiçek, bitki, vb), gerek bahçe malzemeleri (makas, çim makinesi, hortum, vb), gerekse dekoratif ürünler (saksı, bahçe süsleri, objeler, vb) konularda daha profesyonel düşünüp daha çok çalışmamız gerektiğine inanıyorum.

Bitki üretimi konusunda biz firma olarak elimizden gelenin en iyisini, en kalitelisini üretmek için var gücümüzle çalışıyoruz.

 

Konut projelerinin ‘yeşile' dayalı pazarlama yöntemiyle sunulması perakendecilik ile doğru orantılı bir artış gösteriyor mu?

 

Konut projelerindeki peyzaja verilen değer ve yeşil alanların önemi ülkemizde yaklaşık 5 senedir vazgeçilmez hale geldi. Peyzaja verilen önem; su ögeleriyle, yollarıyla, bitkileriyle birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde halkımızın yeşil sevgisine, peyzaj kültürüne daha iyi anlar ve daha alışır hale geliyoruz.

Peyzaj sektörü gelişiminin sadece toplu konutlar, AVM'ler, kamusal alanlar, kentsel yeşil alanlar ve kent ormanları gibi büyük bir çoğunluğa hitap eden alanların düzenlenmesi halkımızın en azından göz aşinası noktasında önem arz etmektedir. Bu da halkımızın peyzaja olan ilgisini arttırmaktadır.

Her ne kadar halen peyzaj mimarlarının imza yetkisi bu tip projelerde zorunlu hale getirilmemiş olsa da, bu konuda peyzaj mimarlarının emeklerinin hakkını vermeliyiz. Halkımızı peyzaj mimarları ile kaynaştırmalı ve halkımızın diğer mimari alanlar, mühendislik konuları gibi vazgeçilmez bir öge olduğu gerçeği ile tanıştırmalıyız.

Böylelikle peyzaj sektörünün gelişimi, peyzaj mimarlığının geleceği ve halkımızın yeşil ile daha iç içe bir yaşama geçişi hızlanacaktır.