SEKTÖR İÇİN AYRI BİR DAİRE BAŞKANLIĞINA İHTİYAÇ YOK

Süs bitkiciliği sektörünün uzun yıllardır hayalini kurduğu Daire Başkanlığı beklentisini Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu bitirdi. Ayrı bir daire başkanlığına gerek bulunmadığını açıklayan Bakan Eroğlu, “Fidanlık ve Tohum İşleri Dairesi Başkanlığının konularında yer aldığından ayrı bir Daire Başkanlığı kurulmasına gerek bulunmamaktadır” dedi.

5 Aralık 2017 Salı
SEKTÖR İÇİN AYRI BİR DAİRE  BAŞKANLIĞINA İHTİYAÇ YOK

2007 yılında 60. Hükümet'in Çevre ve Orman Bakanı olarak kabinede yer alan Veysel Eroğlu 10 yılı aşkın süredir bu görevi başarıyla yürütüyor. Sektörü yakından bilen, sektörün tanıdığı Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, PLANT Dergisi'ne çok özel açıklamalarda bulundu. Süs bitkiciliğinde çift başlılık bulunmadığını kaydeden Bakan Veysel Eroğlu, "Süs Bitkiciliği sektöründe Bakanlıklar düzeyinde çift başlılık söz konusu değildir. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nca çıkartılmış olan 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu'nun 40'ıncı maddesinde de ‘Orman bitki türlerine ilişkin olarak genetik kaynakların kaydı, tohumlukların üretilmesi, sertifikasyonu, ticareti ve piyasa denetim iş ve işlemleri'nin Orman ve Su İşleri Bakanlığına devri açıkça yer almıştır" açıklamasında bulundu.

Sektörün yıllardır beklediği sektörü kapsayacak bir daire başkanlığı kurulması yönündeki soruyu ise "gerek bulunmamaktadır" diye cevaplayan Bakan Eroğlu, şunu söyledi: Fidanlık ve Tohum İşleri Dairesi Başkanlığının konularında yer aldığından ayrı bir Daire Başkanlığı kurulmasına gerek bulunmamaktadır. Çünkü kanun ve yönetmeliklerde belirtilen sorumlulukları Fidan ve Tohum İşleri Dairesince yerine getirilmektedir.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, PLANT Peyzaj ve Süs Bitkiciliği Dergisi İmtiyaz Sahibi Hüseyin Remzi Adıyaman'a konuştu.

 

 

 

 

SÜS BİTKİCİLİĞİNDE BAKANLIKLAR DÜZEYİNDE ÇİFT BAŞLILIK YOK

 

 

Sayın Bakanım, Süs Bitkiciliği sektöründe bakanlıklar düzeyinde çift başlılık devam ediyor. Üreticiler, birçok konuda hem Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı hem de Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile muhatap olmak durumunda kalıyorlar. Bu işleyişi tek çatı altında (tek bakanlıkta) toplamak ve sektörle ilgilenecek bir daire başkanlığı kurulması konusunda sizlerin fikirleri nelerdir. Bu birlikteliğin sağlanabilmesi için bir çalışmanız mevcut mu?

 

Süs Bitkiciliği sektöründe Bakanlıklar düzeyinde çift başlılık söz konusu değildir.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nca çıkarılmış olan 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu'nun 40'ıncı maddesinde de "Orman bitki türlerine ilişkin olarak genetik kaynakların kaydı, tohumlukların üretilmesi, sertifikasyonu, ticareti ve piyasa denetimi iş ve işlemleri"nin Orman ve Su İşleri Bakanlığına devri açıkça yer almıştır.

3234 sayılı "Orman Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun"un 14/B maddesine göre;

  • Orman ağaç, ağaççık ve florasına ait tohum ve fidanları üretmek, ürettirmek,
  • Fidanlıkların ve fidanlık tesislerinin kurulması, idaresi, işletilmesi ve pazarlanması ile ilgili her türlü iş ve işlemleri yürütmek,
  • Orman bitki ve flora türlerine ilişkin olarak genetik kaynakların kaydı, bitki pasaportu, sertifikasyonu, ticareti ve piyasa denetimiyle ilgili iş ve işlemlerini yapmak veya yaptırmak, ilgili mevzuat çerçevesinde ihracat ve ithalat işlemlerini yürütmek, olarak belirlenmiştir. Bu sebeple herhangi bir çift başlılık yoktur.

Fidanlık ve Tohum İşleri Dairesi Başkanlığının konularında yer aldığından ayrı bir Daire Başkanlığı kurulmasına gerek bulunmamaktadır. Çünkü kanun ve yönetmeliklerde belirtilen sorumlulukları Fidanlık ve Tohum İşleri Dairesince yerine getirilmektedir.

Orman bitkilerine ait iş ve işlemlerin nasıl yapılacağı Bakanlığımızca hazırlanan 31.07.2016 tarih ve 29787 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan "Orman Bitkisi Tohumlukları Piyasasında Yetkilendirme, Denetleme ve Orman Bitki Pasaportu Yönetmeliği' ile düzenlenmiştir.

 

 

ORMAN BİTKİSİ FİDANI TÜRÜNDE YAPILAN İŞLEMLER ARTIK ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜNCE YAPILACAK

 

 

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Sayın Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba, yeni görevine başladı. Süs bitkiciliği sektörü adına sayın bakanımızla bir araya geldiniz mi? İki bakanlığın bu sektör için ortaya koyacakları bir mastır planı var mı?

 

Sayın Bakanımıza hayırlı olsun ziyaretine gittiğimde yeni çıkan 31.07.2016 tarih ve 29787 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan "Orman Bitkisi Tohumlukları Piyasasında Yetkilendirme, Denetleme ve Orman Bitki Pasaportu Yönetmeliği'nin 01.02.2018 tarihinde bağlayıcı olarak yürürlüğe gireceğini belirttim. Bu tarihe kadar Orman Bitkisi fidanı türünde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nca yapıla gelen işlemler artık Orman Genel Müdürlüğünce yapılacağını, dolayısıyla iki bakanlık yetkili birimlerinin bir araya gelerek olabilecek sıkıntılara çözüm bulunması için heyetlerin toplanması gerektiğini konuştuk ve kararlaştırdık.

 

 

ÖZEL SEKTÖRÜN İHTİYAÇ DUYDUĞU ALTLIK FİDAN ÜRETİYORUZ

 

 

Siz de takdir edersiniz ki, bir fidanın istenilen seviyeye gelebilmesi için en az 10 yıl geçmesi gerekiyor. Bu üretim süreci sektörümüzde birçok üreticinin sabır edebileceği bir süre değil. Bu bağlamda sektörümüze ortaklaşa üretim yapma konusunda desteğiniz olabilir mi? Bakanlığınıza bağlı alanlardan sektörümüze arazi temini mümkün olur mu? Sektörümüze teşvikleriniz var mı? Orman Fidanlıklarını sektöre açabilir misiniz?

 

Bu uzun ve zorlu üretim sürecinin farkındayım. Sabır gerektiren bu süreçte biz de üreticinin yanında olduk.

Bu maksatla; 2017 yılı başına kadar 156 gerçek ve tüzel kişiye fidanlık kurması için toplamda 13 milyon TL kredi verdik. Bu destekle toplamda 2.600 dönüm alanda 24 milyon adet fidan üretilmiştir.

10.01.2017 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan yeni bir yönetmelikle bundan sonra gerçek ve tüzel kişilerin kendi arazilerinde veya hazine arazilerinde yapacakları özel fidanlık tesis maliyetlerinin toplamı üzerinden belli bir üst sınırda % 25 oranında hibe desteği verilmektedir.

Özel sektörün ihtiyaç duyduğu her türlü altlık fidan üretilerek cüzi bir bedelle gerçek ve tüzel kişilere verilmektedir. Bu kapsamda 2016 yılında 4 milyon 500 bin adet altlık fidan verdik.

Orman fidanlıklarını sektörün kullanımına açmayı daha çok altlık taleplerini karşılama şekilde kullanmak istiyoruz. Altlıklarını bizden karşılamaları durumunda üretim süreçlerinden 1-2 yıl gibi bir avantaj sağlamaktadırlar. Ayrıca özel sektöre destek maksatlı olarak orman fidanı üretimi programlarımıza göre ihtiyaç fazlası olan İzmit Orman Fidanlık Şefliğinin ¾ alanı olan 826 dekar fidanlık alanı ihale ile kiraya verdik. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yönetiminde 20 ayrı alt yüklenici fidan üreticisine çalışma alanı sağladık.

 

 

Şehir içlerinde ağaçlandırmalarda büyük ve yıllık ağaçların kullanılması gerektiğini düşünüyor musunuz? Sizce şehir içi ağaçlandırma çalışmaları nasıl yapılmalı?

 

Şehir içlerinde ağaçlandırmalar şehrin ve bölgenin tabii bitki dokusuna uygun türlerle ağaçlandırılmalıdır. Her yöreye özgü türler parkları bahçeleri süslemeli. Şehirler içindeki ağaç türleriyle de kendini tanıtmalıdır. Adeta kütük olmuş kalın ağaçlarla değil büyüme enerjisini içinde tutan genç fidanlarla donatılmalıdır. Biz belediyelere desteği daha çok yörelerine uygun türler olmasına dikkat ederek veriyoruz.

 

 

HEDEFİMİZ FİDAN İHRAÇ EDEN ÜLKE HALİNE GELMEK

 

 

Yerel yönetimlerin gerçekleştirmiş oldukları ağaçlandırma çalışmalarını nasıl buluyorsunuz? Birçok yerel yönetim, ağaçlandırma çalışmalarında ithal bitki kullandığı için eleştiriliyor. Sizin bu konudaki görüşünüz nedir?

 

Daha yeşil, daha yaşanabilir bir çevre için Bakanlık olarak çok sayıda eylem planları hazırlayarak Bölge Müdürlüklerimiz aracılığı ile başarılı bir şekilde uygulamaya başladık ve bu çalışmalara devam ediyoruz. Bu başarılı çalışmalar sayesinde kamu kurumları, askeri birlikler, belediyeler, özel ve tüzel kişiler, sivil toplum kuruluşları ve halkımızın fidan dikimine daha fazla önem vermesini sağladık. Özellikle belediyeler artan ağaç sevgisini karşılamak, halkın rahatça gezip dolaşacağı, nefes alacağı geniş park ve yeşil alanlar oluşturmakta, yol kenar ve kavşaklarını yeni bir şevkle ağaçlandırmaktadırlar.

Park-bahçe ve süs bitkisi üretimi yapan özel sektörün son yıllarda çok hızlı gelişme göstererek, ülke ihtiyacını karşılamanın yanında ihracat yapabilecek konuma gelmiştir. Özellikle boylu fidan ihtiyacının yurt içi kaynaklardan karşılanması için özel sektör fidancılığının geliştirilmesine Bakanlık olarak büyük ehemmiyet vermekteyiz. Hedefimiz fidan ithal eden ülke durumundan fidan ihracat eden ülke haline gelmektir.

Geçmiş yıllarda denetimsiz ithal edilen pek çok fidan ve park-bahçe bitkisi ülkemiz ekolojisine uygun olmadığı halde getirildi ve bu bitkiler kurudu veya hastalandı, böylece milyonlarca dolarlık maddi zararın yanında emek ve zaman kaybına sebep olundu. Bakanlık olarak yerel yönetimlerin ağaçlandırma faaliyetlerinde kullanacakları fidanların ithal fidanlar yerine, yerli fidanlar olmasının her yönden daha faydalı olacağı kanaatindeyiz.

 

 

Sakarya Fidan Borsası ile ilgili çalışmalar ne düzeyde? İlk seansın kasım ayında yapılması planlanıyor. Borsa ile ilgili detaylı bilgi alabilir miyiz?

 

Özel sektör fidancılığının en yoğun olduğu bölgelerden biri olan Sakarya İli Sapanca İlçesinde; sektöre öncülük yapılması, sektörün ürünlerinin iç ve dış pazara tanıtım ve pazarlanmasında katkı sağlaması gayesiyle 5,5 milyon TL yatırım ile Fidan Borsası kurduk. Bu manada fidan borsası için 179 dekar yer tahsis ettik.

Devlet ormanı üzerinde kurulu bulunan bu yer Sapanca Tanıtım ve Sergileme Fidanlığı ismiyle 15.04.2014 tarihinde ihale edilerek Sakarya İli Süs Birliği Yetiştiricileri Birliğine (SAKARYABİR) 29 yıllığına kiraya verilmiştir.

Fidan Borsasının resmi kuruluşu Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından 5174 sayılı Odalar ve Borsalar Kanunu'na uygun olarak 10 Mart 2017 tarihinde onaylanmıştır.

Orman Genel Müdürlüğümüz ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği yetkililerince toplantı düzenlenmiş olup Fidan Borsası statüsünde çalışılabilmesi için yapılacak işler belirlenmiştir.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafınca iç tüzük hazırlanmakta olup, tüzük ve borsa yazılımının tamamlanmasını müteakip ilk Mezat en kısa sürede yapılacaktır.

Şu anda 119 fidan üreticisi Borsa alanında ürünlerini sergilemektedir. Açık fidan sergileme alanında yaklaşık 300.000 adet fidan bulunmaktadır. Üretici birliğin (Sakaryabir) iş hacmi her yıl artarak üç yılda 1 milyon 250 bin TL den 6 milyon TL ye yükselerek 5 kat artmıştır.

 

 

Türkiye süs bitkileri sektörüne mesajınız nedir?

 

Ülkemizde sektörün hızla geliştiğini görmekteyiz. Bundan büyük memnuniyet duymaktayız. Türkiye artık Fidan ithalini bırakmalıdır.  Süs bitkisi üreticileri yeterli bilgi birikimine sahiptir. Zamanında belli bir plana bağlandıktan sonra her türlü çap ve boyda fidan yetiştirecek kapasitemiz vardır. Bu arada Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı ve diğer yöneticilerini; Belediye sınırları içine ithal fidan sokmadıkları ve şehir peyzajında kullanmadıkları için tebrik ediyorum.

Son olarak fidan ihracatı, ithalatından kat kat fazla olan bir ülke haline gelmesi için her türlü desteğe hazırız.

 

 

TÜRKİYE'DE TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLER SAKLI BİR HAZİNEDİR

 

 

Bakanlığınızca, ‘Biyoçeşitliliğe Dayalı Ulusal Geleneksel Bilginin Kayıt Altına Alınması' Projesi çalışmaları ülkemizde 6 pilot ilde devam ediyor. Bu projeyle ilgili olarak geniş bilgi alabilir miyiz?

 

Bakanlık olarak "Biyolojik Çeşitliliğe Dayalı Geleneksel Bilginin Kayıt Altına Alınması Projesi" başlattık. Projenin genel gayesi; biyolojik çeşitliliğin ekonomiye kazandırılmasına ve genetik kaynaklarımıza dayalı sınai mülkiyet haklarından ülkemizin faydalanmasının sağlanmasına katkıda bulunmak maksadıyla, biyolojik çeşitliliğe dayalı geleneksel bilginin derlenmesi, kayıt altına alınarak korunması ve bu bilgilere erişimin düzenlenmesidir.

Proje ile halkın tabii biyolojik kaynaklardan faydalanarak geliştirdiği ilaç, maya, boya gibi geleneksel ürünlere ilişkin bilgilerin derlenmesi ve ulusal geleneksel bilgi bankası oluşturulması hedeflenmiştir. Proje kapsamında bir taraftan daha önce yapılmış bilimsel yayınlar derlenecek, diğer taraftan da Samsun, Erzurum, Ankara, Hatay, Afyonkarahisar ve Aydın illerimizde saha çalışması gerçekleştirilecektir.

Literatür ve saha çalışmasından elde edilen bilgiler sorgulanabilir bir formatta veri tabanına işlenecektir. Proje neticesinde geleneksel bilgi veri tabanı uluslararası patent uzmanlarına açılarak ülkemize ait biyolojik çeşitliliğe dayalı geleneksel bilgiler kullanılarak geliştirilen ürünlere yabancılar tarafından patent alınması önlenmiş olacaktır. Diğer taraftan veri tabanından yer alan bu bilgiler özellikle yeni ilaçların geliştirilmesine yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde kullanılmak üzere akademisyenlere ve araştırmacılara sağlanmış olacaktır.

 

 

Türkiye'de Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin üretiminin artırılması yönünde çalışmalarınız mevcut. Bu çalışmalar ile ilgili bilgi alabilir miyiz? Bu sektörü canlı tutmak adına teşvikleriniz, özel çalışmalarınız olacak mı?

 

Türkiye'de tıbbi ve aromatik bitkiler saklı bir hazinedir.

Tıbbi ve aromatik bitkilerin çoğunluğu ormanlarımızda bulunmaktadır. Tıbbi ve Aromatik bitkiler ilaç hammaddesi, gıda takviyesi ve baharat, parfüm ve kozmetik hammaddesi; ana kullanım alanlarıdır.

Biyolojik çeşitliliğin ülkemizden daha az olduğu ülkeler bile yüksek ihracat rakamlarına ulaşmış hatta bize ihraç eder duruma gelmiştir. TAB Dünya Pazarı 2000 yılında 60 milyar dolar, 2015'te 95 milyar dolar olup; 2017 de ise 110 milyar dolar olması beklenmektedir.

Bakanlık olarak 2023 yılında 5 milyar dolarlık bir ihracat potansiyeline ulaşmayı hedeflemekteyiz.

Bakanlığımızın yeni yapılanmasında, Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde Odun Dışı Ürün ve Hizmetler Dairesi Başkanlığı kurduk. Ormanlarımızda tıbbi ve aromatik bitkilerin defneden, salepe, sakız ağacına kadar planlamalarını yaptık. Bakanlık olarak 38 adet eylem planımız faaliyettedir.

2002 yılında 22 bin ton olan odun dışı orman üretimimiz 2016 yılında 429 bin tona çıkmıştır. 2017 yılı hedefimiz ise 500 bin tondur. 2016 yılı sonunda 1,4 milyon hektar alanda 210 farklı türde odun dışı orman ürünü envanter ve çalışması yaptık.

Afyonkarahisar ilimize 1.300 m²'si kapalı alan olmak üzere 47.000 m²'lik alanda Tıbbi Aromatik Bitkiler Müdürlüğü kurduk. 6 adet terasta 5.000 m² alanda 43 farklı tıbbi ve aromatik bitki türü yetiştirilmektedir.

Bakanlığımız himayesinde 2015 ve 2016 yıllarında Afyonkarahisar ilinde 2 adet Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Çalıştayı; 2017 yılı Mayıs ayında Konya ilinde Uluslararası Tıbbi Aromatik Bitkiler Kongresini düzenledik.

 

 

GELİR GETİRİCİ TÜR AĞAÇLANDIRMALARINA TALEP OLDUĞUNDAN KISMEN ÖZEL SEKTÖRDEN SATIN ALIYORUZ

 

 

Okullar Hayat Olsun' adı altında çok önemli bir proje yürütüyorsunuz. Bu çalışmanız hakkında bilgi alabilir miyiz? Bu proje kapsamında bugüne kadar kaç fidan dikildi?

 

Orman ve Su İşleri Bakanlığı olarak, Milli Eğitim Bakanlığı ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanlığı arasında bir protokol imzaladık. Hayata geçirilen "Okullar Hayat Olsun Projesi" ile Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bütün okulların bahçelerinin Orman Genel Müdürlüğümüzce çocuklarla birlikte ağaçlandırılması ve eğitim-öğretim saatlerinin dışında da okul bahçelerinden mahalle insanlarının yararlanabileceği şekilde düzenlenmesi hedeflemektedir.

Bu proje kapsamında bugüne kadar Türkiye genelinde 8 milyon 64 bin adet fidanı toprakla buluşturduk. Milli Eğitim Bakanlığı ile ihtiyaç duyulan yerlerde okul bahçelerinin öğrencilerle beraber ağaçlandırılmasına devam edeceğiz.

 

 

Geçen yıl 250 milyon fidanı toprakla buluşturdunuz. Bu yılki ağaçlandırma çalışmaları hakkında bilgi alabilir miyiz? Görevde bulunduğunuz süre içerisinde yapmış olduğunuz toplam ağaçlandırma miktarını öğrenebilir miyiz? Ağaçlandırma çalışmaları kapsamında fidan üretimini nasıl gerçekleştiriyorsunuz? Fidan üretimi konusunda sektörümüzle birlikte yürüttüğünüz çalışmalar var mı?

 

Bakanlık olarak; son 14 yılda yaklaşık 4,72 milyon hektar alanda çalışma yaparak yaklaşık 3 milyar 850 milyon adet fidanı toprakla buluşturduk.

Bu fidanların çoğunluğunu ormanların geliştirilmesi ve genişletilmesine yönelik ormancılık tesis çalışmalarda olmak üzere bir kısmını da karayolu/köy yolu kenarı, okul / hastane / ibadethane / üniversite bahçesi ve mezarlık ağaçlandırmalarında kullandık. 2017 yılında da 252 milyon adet fidanı toprakla buluşturacağız.

Orman kurma maksatlı fidan yetiştirme ve kamu ve özel sektörün talep edeceği fidanları üretmek için Bakanlığımıza bağlı 130 orman fidanlığında 33 bin dekar alanda fidan üretiyoruz. Orman bitkisi türü fidanların %100'ünü kendi fidanlıklarımızda üretiyoruz. Ancak gelir getirici tür ağaçlandırmalarına yoğun bir talep olduğundan kısmen özel sektörden satın alıyoruz. 2016 yılı için 12 milyon TL değerinde 490 bin adet fidan özel sektörden satın alınmak suretiyle temin edilmiştir.

 

 

İHTİYAÇLAR DOĞRULTUSUNDA YENİ ŞEHİR ORMANLARI TESİSİ ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ

 

 

Daha önce İstanbul'a yönelik ağaçlandırma çalışmalarınız oldu. Bu kapsamda Erguvan ve Ihlamur ağacı diktiniz. Bu çalışmaların sonuçları nasıl oldu? Buna benzer çalışmalarınız var mı?

 

İstanbul ilinde; şehir içlerini ve şehir girişlerini ağaçlandırmak ve şehrimize güzellik katarak daha yaşanabilir kılmak maksadıyla 2012, 2013 ve 2016 yıllarında ilimizi sembolize edecek Erguvan, Ihlamur ve Çınar türlerinde toplam 300.000 adet fidanı toprakla buluşturduk.

2012 yılını İstanbul'u özellikle de İstanbul Boğazını bahar aylarında kendine has mor rengine büründüren ve baharın müjdecisi olarak kabul edilen Erguvan ağacı ağaçlandırması yapmak maksadıyla "Erguvan Yılı" ilan ettik. Bu çerçevede belediyeler, askeri alanlar, okullar, cami ve mezarlıklar, piknik ve mesire yerlerine toplam 100.000 adet Erguvan fidanı diktik.

2013 yılını "Ihlamur Yılı" ilan ettik. Bu çerçevede yine Belediye Park ve Bahçeleri, askeri alanlar, okullar, cami ve mezarlıklar, piknik ve mesire yerleri ile Büyükçekmece-Küçükçekmece gibi baraj havzaları ve ağaçlandırma sahalarına toplam 100.000 adet Ihlamur fidanı diktik.

2016 yılında ise "Türkiye Çınar Yılı" ilan ettik ve bu çerçevede Osmanlı İmparatorluğu döneminde kültürel açıdan büyük öneme sahip olan Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya, Yalova, Bursa, Bilecik, Kütahya, Afyon, İstanbul, Balıkesir ve Çanakkale illerinde yol güzergâhları ile şehirlerin içlerinde kamusal alanlara, toplam 100.000 adet Çınar fidanı dikerek ağaçlandırdık.

 

 

Türkiye'de özellikle büyük şehirlerde kentsel ısı adası etkisinin azaltılması için, yeşil kuşakların oluşturulması adına bakanlık olarak yaptığınız çalışmalar nelerdir? Kent (şehir) ormanları ile ilgili çalışmalarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

 

Vatandaşlarımızın faydalanabileceği 1.313 adet Mesire Yeri ve ayrıca 145 adet Şehir Ormanı tesis ettik. İhtiyaçlar doğrultusunda yeni şehir ormanları tesisi etmeye devam edeceğiz.

Şehir ormanları ile insanlarımızın modern şehir hayatının yoğun stresinden arındırılmasını, çevre şuurunu ve tabiat sevgisini canlandırmayı hedefliyoruz.

 

 

İstanbul'da bu yaz görülen yoğun yağış ve su baskınları oluşmasında temel etken nedir? Sizce, ısı adaları bunun bir sebebi midir? Doğanın bu yıkıcı etkisini azaltmak için neler yapılmalı?

 

Dünya ortalama sıcaklıkları sanayi devriminden bu yana 1.1 °C artmıştır. Atmosferdeki bu enerjinin bir kısmı su döngüsünde kullanılmaktadır. Dolayısı ile özellikle yazın yerin aşırı ısınması ile havada daha fazla nem tutulmakta, yukarı seviyelerin ise çok soğuk olması sebebiyle dikine hava hareketleri gelişmekte ve kısa sürede ani yağışlar söz konusu olabilmektedir.

Şehir ısı adası, yapay bir alan olan şehirlerin çevrelerindeki yarı doğal-doğal kırsal alanlara göre daha sıcak olma durumu olarak tanımlanmaktadır. Bu fark bazen 3-4 °C'lere kadar çıkabilmektedir. Şehirler, değişen yapı malzemesi ve şehir morfolojisine bağlı olarak, güneşten gelen radyasyonu daha fazla tutmakta ve radyasyonu geri yansıtmada da geciktirici rol oynamaktadır. Bu durum şehirde farklı enerji bilançosu oluşmasına, değişen arazi örtüsüne göre ısı ve enerji kapanı meydana gelmesine neden olmaktadır.

Şehrin dikey gelişimi, gelen radyasyonun emilme sayısını artırarak şehir kanyonlarını üretmekte ve şehir ısı adası etkisi büyümektedir.

Şehir ısı adası, sadece sıcaklık açısından farklılıklar oluşturmamakta, şehirdeki rüzgâr paternini değiştirmekte, yağış şeklinde ve tipinde değişikliklere sebep olmakta, gizli ısıyı ortadan kaldırarak su buharı ve nem dağılışında değişiklikler meydana getirmekte nihayetinde de termal konfor değişiklikleri oluşturmaktadır. 

16 Temmuz 2017 günü Trakya'da başlayan yağışlar, Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz tarafından yapılan tahminlerle uyumlu olarak, 17 ve 18 Temmuz 2017 günlerinde kuvvetli sağanak yağmurlar şeklinde Marmara'nın batı kesimlerinde etkili olmuştur. 2 saatlik zaman diliminde metrekareye düşen en yüksek yağış miktarı; Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde 142 kg, İstanbul Silivri'de ise 1 saatlik periyotta 101 kg olarak ölçülmüş olup tekerrür periyodu 500 yıldır.

Marmara bölgesinde 18 ve 27 Temmuz 2017 tarihlerinde görülen yağışlar, mevsime uygun çok kuvvetli konvektif yağışlardır. Yağışların oluş mekanizmasını tetikleyen durum, yerdeki sıcak ve nemli hava ile birlikte kuvvetli jet rüzgârları ve yukarı seviyelerde bulunan serin havadır. Şehirleşmenin ya da ısı adacıklarının temel yağış oluşumu üzerinde etkisi daha azdır, zira benzer büyüklükteki yağışlar bir gün öncesi Trakya ile Çanakkale ve köylerinde görülmüştür. Şehirleşmenin olumsuz etkisi, yağışın toprağa ulaşamaması ve yüzey akışlarının çukur alanlarda toplanması olarak değerlendirilebilir.

Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz en ileri teknolojik sistemleri kullanarak, saatlik üç saatlik günlük haftalık tahminlerini sürekli yenileyerek gerekli bilgileri ilgili birimlere ulaştırmaktadır. Ancak atmosfer olayları çok güçlüdür ve bazen yıkıcı tesirleri olabilmektedir. Her türlü planlamalarda ve uygulamalarda ekstrem meteorolojik değerlerin kullanımı, olumsuz hava şartlarının etkisini azaltacaktır.