MARKETLER BİZİM GİBİ DENETLENMİYOR

4 Ocak 2016 Pazartesi
 MARKETLER BİZİM  GİBİ DENETLENMİYOR

 

Market zincirlerinin perakendecilikte orantısız bir rekabet ortamı oluşturduklarını belirten Can Çiçekçilik Satın Alma Sorumlusu Ali Can, kendilerinin sürekli denetlendiğini ama aynı durumun marketler için söz konusu olmadığını söyledi. "Biz her kestiğimiz faturaya o gün tarihli bitki pasaportu alıyoruz. Marketlerde saksı üzerinde bir tane pasaport oluyor. Böyle bir şey olmaz!" dedi.

 

 

Söyleşi: İbrahim ADIYAMAN

 

 

Can Çiçekçilik'in satışlarında perakende ne kadar yer kaplıyor?

 

Bizim satışlarımızın yüzde 75'i perakende. Bizim perakendemiz zaten sadece dükkan satışı değil. Villa bahçeleri olsun, ufak tarzda uygulama bahçeleri de perakendeye giriyor.

 

Firma olarak daha çok hangi türde üretim yapıyorsunuz?

 

Mevsimlik çiçek üretimimiz var.

Aynı zamanda da Yalova'dan ciddi anlamda saksı türlerinde çiçekler getiriyoruz. Artı ithal süs bitkileri. Ödemiş'te kendi üretimimizden çalı türleri geliyor.

Biz perakendeci olduğumuz için tezgahımızda Türkiye'nin her tarafından bitki bulunuyor.

Biz backgroundu kuvvetli bir showroomuz.

 

Geçtiğimiz 10 yıl, şu anki durum ve önümüzdeki 10 yıl içerisinde perakende satışlardaki durum nasıl bir tablo ortaya koyuyor?

 

Geçtiğimiz 10 yıla bakarsak şu anda çok iyi bir duruma geldik. Ama bundan sonrası...

Bizim pazarımızda ticaret yapan kişi sayısı fazlalaştı. Bu da kaliteyi düşürüyor.

Örneğin burada, Ankara Karşıyaka'da, 90 küsur firma var ama parmakla gösterilebilecek 10 tane firma çıkar. Bugün benim yanımda çalışan işçi, bir yıl sonra tutuyor ben çiçek yetiştirmeyi öğrendim diyerek kendine yer açıyor. Firma sahibiyim diye ortaya çıkıyor. Önüne gelen bu işi yapmaya başladı. Emekli olan birisi bile emekli ikramiyesini bu işi yapmaya yatırıyor. Pazar payını etkiliyorlar, hem de kalite düşüyor.

Kontrolsüz bir arz var.

 

Perakende satışların artması diğer satışlarla arasında bir rekabet oluşturur mu?

 

Biz artık büyük ihaleleri takip etme taraftarı değiliz. Bu iş öyle bir hal aldı ki; bize mal satan toptancılar Ankara'da bizim fiyat verdiğimiz ihaleye doğrudan giriyor. Bir kere tezatlık burada başlıyor.

Örneğin, bir Yalova firmasından mal alıyoruz aynı firma Ankara'nın ilçelerinde bizim gireceğimiz ihaleye fiyat veriyor. Adamlar hem bize toptan mal satıyor hem de bizim girdiğimiz ihaleye giriyor. Rekabet ortamı olmuyor.

Ben Yalova'da 3 liraya sardunya alıyorum, perakendede 5 liraya satıyorum. İhaleye gireceğim 3,5 lira yazacağım. Adam benim gireceğim ihaleye 2,75'ten fiyat atıyor.

 

Süpermarketlerdeki mevsimlik çiçek satışları, yan materyal satışları size olumsuz etkisi oluyor mu?

 

Bize olumsuz etkisi çok büyük!

Dengesiz bir rekabet ortamı oluşuyor.

Biz sürekli denetim altındayız. SÜSBİR üyesiyiz, İl Tarım'dan sürekli geliyorlar, bitki pasaportu soruyorlar. Şunu soruyorlar bunu soruyorlar...

Ama marketler bizim kadar denetlenmiyor! Sorduğumuz zaman da marketlere pasaport vasfı verdiklerini söylüyorlar. Nasıl bir vasıf o? Bizde bitkiyi satarsın, faturasını kestiğin tarihte bitkinin pasaportunun kesilmesi lazım. Ne bir gün önceden, ne bir gün sonradan... Hangi market günlük pasaport kesiyor? Bunun ne alakası var? Aynı tarih mi? Hiçbir alakası yok!

 

Bu durum sizi nasıl etkiliyor?

 

Olumsuz yönde etkiliyor. Pazarı çok daraltıyor.

Özellikle bahar döneminde marketler bizi çok etkiliyor.

Çiçeği aldığı paraya satıyor. İadeli çiçek çiçek getiriyor. Müşterinin de algılayamadığı bir şey var; marketler çiçeği aldığı paraya satıyor ama bizde 5 lira olan toprağı da 25 liraya veriyor. Yani bir taraftan edeceği zararı öbür taraftan tamamlıyor. Müşteri de bu konuda bilinçli değil.

Balık baştan kokar. Markete ürettikleri fiyata vermeyecekler. Aslında kendileri kaybediyorlar. İnsanları üretime zorluyorlar!

 

En büyük rakip büyük marketler mi?

 

Rakibim kendimim. Ben kaliteli bitkiyi ucuza satıyorsam, rakibim yoktur. Ama dediğim gibi marketler orantısız bir rekabet ortamı oluşturuyor.

 

Siz neden süpermarketlere ürün vermiyorsunuz?

 

Benim şu anda süpermarkete ürün verecek bir potansiyelim yok.

Marketlerin hepsi iadeli çalışıyor. Marketlerin bu işten hiçbir zararı yok. Asıl kaybeden marketlere ürün verenler. Yavaş yavaş müşterilerini kaybedecekler. Bunun farkında değiller.

 

Perakendedeki artış aynı zamanda yan materyallerin satışını da gerektiriyor. Türkiye, grafiğin bu şekilde yükselmesine hazır mı?

 

5 yıl içerisinde yüzde 100 bir artış beklemiyorum.

Öncelikle, sektördeki amatör insanların bilinçlenmesi gerekiyor.

Ben de alaylıyım, bu işin okulunu okumadım. Ama biz bu işi hakkıyla yapmaya çalışıyoruz. Ben alaylıyım ama yanımda bir ziraat mühendisi çalıştırıyorum. Benim bir eksiğim olursa, o benim eksiğimi tamamlar.

Üreticilerin de satıcıların da kafa olarak bilinçlenmesi lazım.

 

Son 10 yılda inşaat sektörüne dayalı bir ekonomi var. İnşaatın daha çok yeşile dayalı olarak pazarlama yöntemiyle sunulması perakendeciliği nasıl etkiliyor?

 

Kesinlikle etkisi çok büyük. İnşaat firmalarının teslim ettikleri konutlarda bahçelerde mutlaka bir eksikler oluyor. Sonradan site yönetimi bu eksikleri tamamlıyor. Bu durum da bizi olumlu etkiliyor tabi. İnşaat sektöründe yeşil alanların geniş tutulması bizler açısından çok önemli ve çok verimli oluyor. Perakendeciliği ciddi derecede artırıyor.

 

 

 

 

Purchasing Manager of Can Floriculture Co. Mr. Ali Can mentioned that supermarkets created an uneven competitive environment. ‘We are under inspection consistently but markets are not controlled as well as us’. He said.