KIBRIS’IN PEYZAJI KURAKÇIL BİTKİLERE İHTİYAÇ DUYUYOR

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yıllardır özlemini çektiği bol suya Türkiye’nin devasa projesiyle birlikte nihayet kavuştu. Bundan sonraki süreç suyun efektif kullanımı. Tarım ve peyzaj alanında suyun daha ucuza mal edilmesi talebi var. Öte yandan Kıbrıs daha çok peyzaj alanı oluşturulmasını talep ediyor. Peyzaj için ise kurakçıl bitkilerin kullanılması hayati önem arz ediyor.

13 Aralık 2017 Çarşamba
 KIBRIS’IN PEYZAJI KURAKÇIL  BİTKİLERE İHTİYAÇ DUYUYOR

Oktay YILMAZ

 

Uçak, Beşparmak dağlarını aştıktan sonra düşük irtifada yay şeklinde bir manevrayla Ercan Havalimanı'na yanaşıyor. Aslında ilk gelişim değil, ama bu kez daha meraklı gözlerle kafamı uzatıp camdan aşağıya göz atıyorum. Aşağıdaki kara parçası ada olmasına rağmen şaşırtıcı bir coğrafyaya da sahip; dağlar, hatta sıra dağlar, düzlükler, yüzyıllar önce kurutulmuş su kaynakları, sahiller, körfezler, ıssız yerleşimler ve çok yoğun şehirleşme... Akdeniz'in orta yerine demirlemiş koca bir uçak gemisi gibi duran Kıbrıs adası... Jeopolitik konumu, siyasi çalkantıları, 74 Barış Harekatı, tarihsel süreci, bitmek bilmez müzakereleri, yeşil hattı ile üniversiteleri ve hotelleri daha çok toplumsal hafızamızda yer edinen Kıbrıs'ın peyzajını hiç düşünmemiştik daha önce... Kelimenin tam anlamıyla Akdeniz'in orta yerinde bulunmamıza rağmen, Türkiye'nin Marmara Bölgesinden daha az palmiye ağacıyla karşılaşmak şaşırtıcı bir gözlem. Öte yandan bir ada olmasına rağmen Girne'de çok katlı binaların yükselmesi, tepeleme betonların muhtemelen rant uğruna plansız şekilde Girne kıyı boyuna serpiştirilmesi insana ‘yazık!' dedirtiyor.

Ercan'da pasaport kontrolü niyetine, ‘Kimlik Kartı ile Seyahat' formuna ‘giriş' mühürü vurulduktan sonra günün programı için not defterime göz attım. Lefkoşa ve Girne'de yoğun bir gün bizi bekliyor. Yakın Doğu Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü'nden Yrd. Doç. Buket Asilsoy'dan Kıbrıs peyzajı ile ilgili bilgiler almaya çalışacağız. Kendisi aynı zamanda Kıbrıs Peyzaj Mimarları Odası Başkanı. Kıbrıs'ta üretim de yapılıyor. Garden marketler yaygılaşmaya da başlamış. Kıbrıs'taki üretici firmalardan birisi olan Nature Garden Center'ı öğleden sonra ziyaret edeceğiz.

Ben günlük programı tekrar gözden geçirirken, Remzi Adıyaman havalimanında sıra sıra yer alan Rent a Car'cıda otomobil kiralama pazarlığını tutuşmuştu bile. Trafiğin bize göre tersten aktığı için onu araç hevesinden vazgeçirdim. Önce pasaport kontrolünde Kıbrıs'ın tatlı şivesi ve şimdi trafik akışı... Kıbrıs'ta kültür şokunu küçük küçük adımlarla atlatıyor ve hızla da adapte oluyorduk. Benim en büyük şokum ise havalimanı dışında kasada bilet satan delikanlının, "Bugün işe arabaynan geldim" demesi oldu! Bir emekçi bilet satıcısının arabayla kullanmasının neresi tuhaf diye düşünebilirsiniz elbette. Eğer söz konusu otomobil, Audi'nin spor bir modeli ise benim için birazcık şaşkınlık verici olabiliyor!

Kıbrıs turumuza sıcak ve bunaltıcı bir havada, Lefkoşa'nın en hareketli caddesinden başlıyoruz. KKTC üzerinde uygulanan ticari ambargoyu delerek Lefkoşa'da şube açan Amerika Birleşik Devletleri çıkışlı, Avustralyalı kahve devi Gloria Jean's Coffees'te serin klimanın altında, lattelerimizi yudumlayarak Buket Asilsoy ile sohbetimize başlıyoruz.

 

 

KTMMOB PEYZAJ MİMARLARI ODASI BAŞKANI BUKET ASİLSOY

 

Yrd. Doç. Buket Asilsoy, Yakın Doğu Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü'nde görevli. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümünden mezun. Yüksek lisansını ise İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nde Şehir ve Bölge Planlama alanında tamamlamış. Kendisi, KKTC'de Peyzaj Mimarları Odası'nın kurulmasına öncülük etmiş. 2014 yılında kurulan KTMMOB (Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği) Peyzaj Mimarları Odası'nın kurucu başkanı. İkinci dönem bu görevini devam ettiriyor. Kıbrıs'ta peyzajın gelişmesi, yerel yönetimlerin ve hükümetin çevreci politikaları hayata geçirmeleri konusunda çalışmaları mevcut.

 

 

Kıbrıs'ta peyzajın yeri nedir?

 

Bu çok önemli bir nokta. Bu konu bizim de gündemimizde; dönem dönem basın aracılığıyla bilgilendirici ve uyarıcı mesajlarımızı iletmeye çalışıyoruz. Kıbrıs'ta uzun bir dönem gerek doğal peyzaj ve gerek ise rekreasyon alanları göz arda edildi. Peyzaj konusunda hükümetlerin üstünde bir devlet politikası oluşturulması gerekiyor. Kanunlar buna yeterince cevap veremediği için bugüne kadar ciddi eksiklikler yaşadık. Artık olumlu çabalar var. Bizim de bu konuda ciddi çabalarımız var. Kent içlerinde yeşil alanlarda iyi peyzaj uygulamalarının yapılmasını destekliyor ve yönlendiriyoruz. İleriye dönük olarak da olumlu umutlarım var. Belli bir kesimde çevre farkındalığı oluştu ve onlar çok ciddi anlamda seslerini duyuru biliyorlar. Biz de bu bütün içerisinde yerimizi alarak, çevre adına olumlu gelişmeler olması için çabalıyoruz. Bu da bizim geleceğe dönük daha umutlu bakmamızı sağlıyor.

 

 

Kıbrıs'ta peyzaj nasıl olmalıdır?

 

Sonuç itibariyle burası bir ada ve biz bir sanayi toplumu değiliz. Burasının sanayi yatırımlarıyla var olması çok da karlı değildir. Ada toplumu olduğumuz için daha ekolojik, turizm içeren ve daha çevreci yatırımlara ihtiyacımız var. Bu bakış açısı da her geçen gün daha fazla kabul görüyor. Biz de bir sivil toplum örgütü, Kıbrıs Peyzaj Mimarları Odası, meslek odası olarak sorumluluğumuzun farkındayız ve elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

Ülke olarak yılın uzun bir döneminde yoğun sıcaklarla mücadele ediyoruz. Su sıkıntımız da var. Kısa bir süre önce Türkiye'den buraya su geldi ancak henüz onun yönetimiyle ilgili ciddi sıkıntılar var. Türkiye'den gelen su belediyeler tarafından kullanılmaya başlandı ancak henüz tarım için kullanımıyla ilgili çalışmalar tamamlanmadı. Kısacası hala suyla ilgili sıkıntılarımız var. Dolayısıyla çim alanların tesisi konusunda ciddi sorunlar yaşıyoruz. Biz de oda olarak kamusal alanlarda çim kullanılmaması yönünde uyarılarımız oluyor. Bizim daha çok kurakçıl peyzaj prensibine ihtiyacımız var. Bunun için de yerel yönetimlere önerilerimiz oluyor. Kent içinde narinciye türlerinin, zeytinin kullanımını öneriyoruz. Gölge yapan ağaçları tavsiye ediyoruz. Flora olarak birazcık sınırlıyız. Ama doğru türler kullanıldığında iyi sonuçlar da alınıyor. Yeter ki, az su isteyen doğru bitki kullanılsın. O zaman doğru proje ve doğru bitki ile yeşil bir örtüyü kolaylıkla tesis edebiliyoruz.

 

 

Çim alanların kısıtlanması gerektiğini söylüyorsunuz, ancak Kıbrıs'ta bulunan birçok büyük otel sizin bahsettiğiniz hassasiyetlerden uzak peyzaj alanları oluşturmuş durumda. Bunun nedeni nedir?

 

Maalesef birçok tesiste paket projeler uygulanıyor. Ve birçoğu da Kıbrıs'ı bilmeyen, buradaki iklimi analiz etmemiş olan peyzaj mimarları tarafından çiziliyor. Dolayısıyla iklime uygun olmayan veya çok fazla su isteyen bitkiler kullanılıyor. Maalesef biz bu projelerin birçoğunu fark edene kadar proje tamamlanmış oluyor. Normalde proje Türkiye'de yapılmış olsa bile uygulama esnasında çalışacak olan peyzaj mimarı arkadaşımızın odamıza geçici kaydının yapılması gerekiyor. Ancak bu pek de uygulanamıyor. Sonuçta maalesef yer yer yerel dokuya pek de uygun olmayan projelerle karşılaşıyoruz. Bunun önüne geçebilmek için de bir devlet politikasına ihtiyacımız var. Yatırımlar için bakanlıklara başvuru yapıldığında bakanlığın yatırımcıyı bize yönlendirmesi gerekiyor. Bu konuda da çalışmalarımız var.

 

 

Ciddi bir park eksikliği var. Park alanlarının genişletilmesi ve yaygınlaştırılması için oda olarak çalışmalarınız var mı?

 

Bizim belediyelerimiz bugüne kadar ciddi boyutta ekonomik kısıtlamalara sahipti. Bunun kamusal alanlara yansıması olumsuz oldu. Kent parkı, mahalle parkı ve kamusal alanlarda yatırım yapma konusunda çekingen davrandılar. Fakat özellikle son 10 yıldır, kitlesel anlamda bu eksikliğin fark edildiği bir süreç yaşıyoruz. Herkesin de gündeminde bu konu var. Bu eksikliklerin yakın bir zamanda giderileceği konusunda ben umutluyum. Oda olarak da yerel yönetimlerin daha çok park yapması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Lefkoşa'da bir kent parkın inşa edilmesine yönelik çalışmalar başlamıştı. Şimdi seçim öncesi bir duran dönemdeyiz ancak, oda olarak bu konun takipçisiyiz ve çalışmalara da destek vermeye hazırız. Bu konu yeterince göz arda edildi, daha fazla göz arda edileceğini düşünmüyorum. Biz de bu konuda lokomotif durumda olacağız.

 

 

Kuzey Kıbrıs'ta peyzajın durumunu Güney ile kıyaslamanızı istesem, yorumunuz ne olur?

 

Bizden daha kötü olmadıkları kesin! Onların da çok yol kat etmesi lazım. Sonuçta onlar Avrupa Birliği ülkesi ve diğer Avrupa Birliği ülkeleri ile kıyaslandığında gerideler. Ama en azından kamusal alanların bir değer olduğunun farkındalar.

 

 

Güney'deki peyzaj mimarları ile bir temasının var mı?

 

Henüz yok. Onlarla da bir iletişime geçmek istiyoruz. Ancak onların da peyzaj mimarları adına örgütlenmeleri henüz tamamlanmadı. Birlik çatısı altında yapılanmalarını bitirmeye çalışıyorlar. Tabi onların birlik işleyişi biraz daha farklı; ayrı odalar değil tek çatı altındalar.

 

 

Türkiye'deki Peyzaj Mimarları Odası ile ilişkileriniz nasıl?

 

Türkiye'deki Peyzaj Mimarları Odası ile doğal bir bağımız var. Hem Ankara'daki merkezle hem de İstanbul ve diğer şubelerle çok iyi ilişkilerimiz var. Ben kendim de İstanbul Üniversitesi'nden mezun olduğum için İstanbul Şubesi'nde şu anda yönetimde olan çok değerli sınıf arkadaşlarım var. Zaten kendiliğinden doğal bir bağımız var, onun dışında resmi ilişkilerimiz de gayet iyi. Odamızın kuruluşu esnasında arkadaşlarımız hep yanımızdaydılar, açılışımıza özel olarak İstanbul'dan geldiler destek verdiler. Onlara sizlerin aracılığınızla bir kez daha teşekkür ediyor ve selamlarımı gönderiyorum.

Peyzaj Mimarları Odası'nın çalışmalarını yakından takip ediyor ve takdir ediyoruz. Çalışmalarıyla bizlere de ilham kaynağı oluyorlar. Karşılıklı verimli ilişkilerimiz var. Bunu da sürdürmek konusunda kararlıyız.

 

 

KTMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL SEKRETERİ ERKUT ULUÇAM

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki turumuza 1960 yılında kurulan Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (KTMMOB)'nin Lefkoşa'daki genel merkez binasıyla devam ediyoruz. Burada, KTMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Genel Sekreteri Erkut Uluçam ile randevumuz var. Kıbrıs'ın su sorununu çözümünü ve süs bitkiciliği üretimini konuşmaya devam ediyoruz.

 

 

Kıbrıs'ta süs bitkiciliği üretimi ne durumda?

 

Üretim yok denilecek kadar az. Genellikle iklime daha dayanıklı çalı türlerini, Begonvil ve ona benzer türlerin üretimi yapılmakta. Adada bulunan iç ve dış mekan süs bitkileri yoğunluklu olarak ithal ediliyor. Bu konuda da Türkiye ve Hollanda ağır basıyor. İthal yerine üretimin artırılmasına yönelik çalışmalara ihtiyacımız var. Çünkü ithal ürünlerde çeşitli hastalıklar olabiliyor. Burada geçmişte böyle sorunlar yaşadık. 2003-2004 yıllarında palmiyelerde kırmızı palmiye böceği görülmeye başlandı. O dönem palmiyeler Mısır'dan gelmişti. Bunun halen ada için büyük bir zararı var.

 

 

Tarım Bakanlığının süs bitkisi üretimi konusunda bir çalışması var mı?

 

Maalesef yok.

Orman Dairesi'nin mevcut üretim yerleri var. Orman alanlarına ekim için hem de vatandaşın ihtiyacını karşılamaya yönelik. Ancak bunlar yeterli değil tabi. Bir de Tarım Dairesi'nin üretim yeri var. Eskiye göre azaldı ama bir nebze vatandaşa yönelik ucuza üretim yapılıyor. Personel eksikliği nedeniyle üretim azaltıldı. Bunların sürekliliği önemli.

 

Türkiye'den su geldi. Kıbrıs'ın su sorunu çözülüyor. Suyun tarımda kullanılması konusunda durum nedir?

 

Türkiye'den gelen suyun tamamıyla tarım için kullanılabilmesi için 3 yıllık bir süreye ihtiyaç var.

Bizde peyzaj alanı çok azdır. Mesela Girne'ye giderken belediye bir şeyler yapmaya çalıştı. Bir çalışma yaptı, bitkiler dikti. Ama şimdi bakıyorum kurumaya başlamış. Tabi orada bir su yapısı yok. Belediye tankerle sulama yapıyor. Söylemek istediğim şu ki, gelen sudan belediyelere peyzaj alanları için su verileceği zaman onlara bir imtiyaz sağlanmalı. Çünkü bu su sonuçta özelleşecek. Tarımda ve belediyelerin sulama için kullanacakları suyun daha cüzi olması gerekiyor. Su uygun bir fiyata getirilirse daha iyi peyzaj alanları oluşturulabilecektir.

Peyzaj alanlarının oluşturulmasında esas konumuz su. Yeraltı ve yer üstü su kaynaklarının korunması gerekiyor. Ayrıca kurakçıl bitkilere yönelmek gerekiyor. Kurakçıl bitki üretiminin ön plana çıkması lazım.

 

The Turkish Republic of Northern Cyprus has finally met with abundant water that it has yearned for many years with the gigantic project of Turkey. The next step is the effective use of water. There is a demand for the water to be cheaper in the field of agriculture and landscaping. On the other hand, Cyprus is demanding more landscaping in existing urbanisation. For landscaping it is necessary the use of xerophytic plants.